Veben seni çok özledim. Tam böyle bir şey, Çiçeğe su yürümesi, Bebeğin ağlaması, Toprağın uyanması, Yağmurun yağması, Ateşin sıcağı Bu Pazar sabahı Tam böyle bir şey. Bir sabahçı kahvesine uğramak Bir bardak çay, Taze dem kokusu Yani hayatın atardamarlarında dolaşmak, Bölmeden şehrin uykusunu. Bir şiir yazmak
Her dilde Özledim demek isteyenler için bir çalışma yaptık. 1. Afrika dili – nooit mis 2. Almanca – verpassen Sie nie wieder 3. Arapça – لا يفوتون 4. Arnavutça – Never miss 5. Azerice – Özledim 6. Baskça – Inoiz ez galdu 7. Belarusça – Ніколі не прапусціце 8. Bengalce – কখনও মিস্ 9. Bosnakça []
Daha sonra, kılıçlarımızı alıp, savaşa devam ettik. Hakikaten savaş, Abdullah’ın arzu ettiği şekilde cereyan etti. İkimiz de önümüze geleni öldürüyorduk. Bir ara Abdullah’ın elindeki kılıç kırıldı. Resûl-i ekrem efendimiz, ona bir hurma dalı verdi. Bu dal, bir mucize olarak kılıç gibi önüne geleni kesmeye
Ne ikna edici bir intihar biçimidir şimdi göz göze gelmek. Tahminen ne zaman seversin beni? Eğer bi kadın “seni özledim” diyorsa ”bende özledim” denmez. Çünkü “de” ayrı yazılır. Bi öğrenemediniz. Sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur. Ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze
Birerkek mesajda sadece seni seviyorum dediğinde, bu onun başka biriyle ilişkisi olduğu anlamına gelebilir. Bir erkek mesajda yalnızca 'Seni seviyorum' diyorsa, bu onun başka biriyle ilişkisi olduğu ve bir şeyler sakladığı anlamına gelebilir. Sana her gün mesaj atsa bile. Çok dikkatli ol; Başka bir kadınla birlikte
Pat3. Kendi tecrübelerime dayanarak bazı seyleri belirtmek istiyorum. Bir kızın "Seni seviyorum" demesi sevdiğini göstermez. Cesur olduğunu gösterir. Kızlar iki sekilde seni seviyorum derler. 1- Refleks olarak. Maddi veya manevi istediği hediyeyi aldığınız zaman "seni seviyorum" diyerek boynunuza atlamalari tamamen reflekstir. Mahallenizdeki Haydar abiniz size İphone 4S alsa siz de "Seni seviyorum haydar abi" diyerek boynuna atlarsiniz. 2- Sevgiye ihtiyac duyduklari anda. Bir kiz size durduk yere "Seni seviyorum" derse sizden onay almak istedikleri icindir. "Ben de seni seviyorum" demenizi bekler. Isterseniz karsilik vermeyin ve ne olacagini gorun. Peki bir kizin sevdigini anlamanin yolu yok mu ? Var tabii. Fedakarlik. Sizin icin yaptigi fedakarliklar sevgisinin bir ölcütüdür. "Ayrilik" kelimesini kullanmaz seven bir kiz. O kelimeyi unutur sizi sevdigi anda. Hayallerine seni de katar. Senden ayri bir yol cizmez kendine. Bu ve bunun gibi seylere önem verin dostlar. Asla kelime oyunlarina gelmeyin. Senin için ailesine rest çekiyorsa ailemin sözünden çıkmam diyorsa vay haline. quoteOrijinalden alıntı BlacK_TowerR Senin için ailesine rest çekiyorsa ailemin sözünden çıkmam diyorsa vay haline. Bu tespit çok doğru. Bir de şey var benim tespit ettiğim, sevmeyen kız genelde bir sürü bahane üretir, bir kız arkadaşlarını sizin için ekiyorsa o da sizi seviyordur, yani ben genelde böyle görüyorum çevremden ki benim açımdan da böyle, sevmediğim ve eğlenmek için takıldığım birisi için asla kahvedeki batak masamdan kalkmam yani quoteOrijinalden alıntı BlacK_TowerR Senin için ailesine rest çekiyorsa ailemin sözünden çıkmam diyorsa vay haline. YA AİLESİNDEN NEFRET EDİYOR İSE? SENİ ONLARDAN KAÇIŞ OLARAK GÖRÜYOR İSE? quoteOrijinalden alıntı berny49 quoteOrijinalden alıntı BlacK_TowerR Senin için ailesine rest çekiyorsa ailemin sözünden çıkmam diyorsa vay haline. YA AİLESİNDEN NEFRET EDİYOR İSE? SENİ ONLARDAN KAÇIŞ OLARAK GÖRÜYOR İSE? Olabilir. Bu arada sevip sevmediğini anlayabileceğim bir kız arkadaşım yok. Sevdiği kişi için ailesine rest çekiyorsa, o kişidn bir cacık olmaz. Birde bunu bir erkek yapıyorsa onada erkek demem ben. Ailesini saydıracak, sevdirecek, onun ailesinide sayacak sevecek yoksa olmaz. sevgi kelimesi o kadar basitleştiki kimin kimi sevdiği artık belli değil. gözler kalbin aynasıdır demiş emel sayın.. birisinin seni sevip sevmediği bakışlarından ve utangaç tavırlarından çok rahat anlayabilirsin. quoteOrijinalden alıntı 2- Sevgiye ihtiyac duyduklari anda. Bir kiz size durduk yere "Seni seviyorum" derse sizden onay almak istedikleri icindir. "Ben de seni seviyorum" demenizi bekler. Isterseniz karsilik vermeyin ve ne olacagini gorun. sevgiye ihtiyaç duyduğu için sizinle konuştuğunu anlarsanız yol verin benden tavsiye quoteOrijinalden alıntı 1- Refleks olarak. Maddi veya manevi istediği hediyeyi aldığınız zaman "seni seviyorum" diyerek boynunuza atlamalari tamamen reflekstir. Mahallenizdeki Haydar abiniz size İphone 4S alsa siz de "Seni seviyorum haydar abi" diyerek boynuna atlarsiniz. 2- Sevgiye ihtiyac duyduklari anda. Bir kiz size durduk yere "Seni seviyorum" derse sizden onay almak istedikleri icindir. "Ben de seni seviyorum" demenizi bekler. Isterseniz karsilik vermeyin ve ne olacagini gorun. Merhaba dostum, benzer bir konuda yeniden karşılaştık İlk 2 maddenin altına doğrudan imzamı atıp bir kaç ekleme yapmak istiyorum; Fedakarlığı sevginin emaresi olarak betimlemişsin fakat bazen kadınlar/kızlar kazanmak için ciddi fedakarlıklar yapabilirler, peki neyi, kazanmak için..? Tabii ki karşı tarafın güvenini... Bu yüzden bana göre basit fedakarlıklar ile sevginin sağlaması yapılmaz. Bence sevgi çok büyük zorluklarla yüzleştiğinizde ayakta kalabiliyorsa gerçektir. Allah kimseyi çok büyük sınavlara tabii tutmasın. Fakat unutmayalım ki her şey insanlar içindir; hastalık, parasızlık, işsizlik, başının derde girmesi, bir yakını kaybetmek, bunalımda olmak vs... Bu durumlardan biri ya da bir kaçı ile karşı karşıya kaldığında sevdiğin yanındaysa, sevgisinden şüpe etme... quoteOrijinalden alıntı tahrikk Anlayamazsın. malesef doğru Anlarsın. Laf olsun diye söylemiyorum. Beden dilini öğrenmek ve insan psikolojisini bilmek gerekir. "İŞİNİN USTASI KADINLAR Kadınlar ise flört sırasında beden dilini kullanmakta çok daha usta. İzgören'e göre, erkeğin ilgisini çekmek isteyen kadın, bir dizi harekete başvurabiliyor. Örneğin, başını hafifçe savurarak, saçlarını omuzlarından geriye atıyor ya da erkeğe bileklerinin içyüzeyindeki düzgün yumuşak teni ve avuçlarını gösteriyor. Erkeğe uzun uzun bakmaktan çekinmeyen kadın, karşı tarafa bilinçli olarak yakalandığı anda gözlerini hemen başka bir yöne kaydırıyor. Sözel iletişim başladığında ise, kadınlar, omuzlarını hafifçe yukarı kaldırarak konuşmayı tercih ediyor ve cinsel arzularını anlatıyorlar. Kadınların flört ettiklerini anlatan temel üç pozisyonsa, tek bacağını altına almak, ayakkabıyla oynamak ya da ayağı ayakkabına sokup çıkarmak ve bacaklarını dolayarak oturmak, ki bu pozisyon birçok erkek tarafından son derece etkileyici bulunuyor. Tabii, bütün bu hareketler, kırmızı bir ruj ve Marliyn Monroe'nun ünlü bed room voice’’ yani yatak odası sesini’’ kullanılması ile ciddi şekilde öldürücü’ olabiliyor. Karşınızdakini tanıyın İnsanlar son derece profesyonel yalanlar söyleyebilirler. Ancak bedenleri üzerinde tam hakimiyet kuramayanlar, -ki bu büyük bir çoğunluk için geçerlidir- gerçeği maskeleyemezler. İşte gerçek duyguların bedendeki yansımalarına birkaç örnek İLGİLİ Sandalyenin ucuna oturan, vücudu öne eğik, başı yan tarafa kaykılmış olan, eliyle başını ya da çenesini destekleyen. HAZIRLIKLI Ellerini kalçasında tutan, kontrat imzalamaya hazırmış gibi sandalyenin ucunda oturan. SALDIRGAN Ellerini kalçalarının üstüne koyan, duvara eliyle yaslanan, karşısındaki kişiye çok yaklaşan, işaret parmağını sallayan, gözlüklerinin üzerinden bakarak konuşan. GÜVEN ARAYAN Elleri kavuşmuş, başparmaklarını sürten, kalem çiğneyen, tırnaklarını yiyen, başparmaklarını emen. HAYAL KIRIKLIĞI YAŞAYAN Yeri ayağı ile döven, kafasına hafifçe vuran, kısa nefesler alıp veren, bir yere vurarak elleriyle ritm tutan. GÜVENLİ Uzun süreli göz temaslarında bulunan, ellerini arkasında birleştirilmiş, çenesini önde tutan, sigarasını havaya doğru üfleyen. HAK İDDİA EDEN Ayaklarını masanın üstüne koyan, kişisel eşyalarını koltuklara yayan, ellerini başının arkasında birleştirerek koltuğa oturan. SİNİRLİ Boğazını temizleyen, ıslık çalan, sigarayı kültablasında yanık unutan, ellerini ağzının hizasında tutarak konuşan, sandalyesinde devamlı kıpırdanan, cebindeki bozukluları karıştırıp onlarla ses çıkaran, avuç içlerini kıyafetlerine sürten. " kendi tecrübelerime dayanarak söylüyorum hiçbir şekilde anlayamazsınız. artık arkadaş olarak devam edemeyeceğimizi hissettirdiğim,tamamen görüşmeyi kestiğim,bunun sonucunda 1 hafta boyunca arayan,seni çok özledim yarın buluşalım ,hafta sonu birlikte bişeyler yapalım, diyen 4 yıldır peşinde koştuğum, sonunda çıkmaya başladığım, çıkmaya başladıktan 5 gün sonra "çok özür dilerim ama başka biri var" diye özel mesaj atan bir kız arkadaşım oldu. daha ne olsun. quoteOrijinalden alıntı Diamantes Sevdiği kişi için ailesine rest çekiyorsa, o kişidn bir cacık olmaz. Birde bunu bir erkek yapıyorsa onada erkek demem ben. Ailesini saydıracak, sevdirecek, onun ailesinide sayacak sevecek yoksa olmaz. Kızın ailesi seni istemiyorsa kızını varlıklı zengın bırıne vermek ıstıyorsa ve kız buna sessiz kalıyorsa !!! direk anlarsın. kız sürekli sna bakıyosa D bi tane tip vardı okulda bizim diğer kızlar saymış tüm ders boyunca 74 defa bakmış bana D quoteOrijinalden alıntı carteleren direk anlarsın. kız sürekli sna bakıyosa D bi tane tip vardı okulda bizim diğer kızlar saymış tüm ders boyunca 74 defa bakmış bana D Burada bahsedilen kiz, arkadas degil sevgili de olabilir. bugüne kadar ki izlenimlerim sevdiği kişinin yanında çocuksu hareketler yapmaları Öncelikle arkadaş ile sevgiliyi ayırmak gerekli sanırım Seni gerçekten seven yeri gelir senin suratına bakmaz ama arkandan hep seni arar Aşk bir hayat biçimidir Burada yorum yapılacak kadar kolay değil Sevmenin insana verdiği reaksiyon farklı olabiliyor Ama en önemlisi gözlerdir Sevebilen anlar sevemeyen bön bön bakar Sayfaya Git Sayfa
Haberler > Erkeklerin Aslında Ne Demek İstediğini İfade Eden 21 Cümle - 1104 - 1305 Erkeklerden duyduğunuz her cümleye ne güvenin ne de inanın. Aslında onlar size çok daha farklı şeyler anlatmak ister ancak cesaret edemedikleri için bunu anlatamaz, başka cümlelere yönelirler. Bu da, kadınlardan ne kadar korktuklarını gösterir bir nebze. Yine de kadınları kandırmaktan ve yalan söylemekten asla vazgeçmezler. Bu 21 cümle de, açığa çıkarılamayan duyguların bir başka versiyonu gibi. Siz siz olun bu cümleleri duyduğunuzda aslında ne demek istediklerini anlamazdan gelmeyip, iyi niyetli olmayın. 1- Arkadaşlar sinemaya gidiyormuş, beraber gidelim mi? Ben gidicem valla, sen ister gel ister gelme 2- Yanındaki kız kimdi? Baya iyiymiş o da aslında 3- Gel hadi barışalım, her şeye yeniden başlayalım. Bana yaptıklarının öcünü alıcam 4- Bu akşam Gs-Fb maçı var.. Sen şu arkadaşını ara da takıl biraz 5- Ya orası çok uzak, sen Taksim’e gel. Kızım orası çok kazık, o kadar param yok. Taksim’de ucuz bi yere gideriz 6- Karnım aç. Bana yiyecek bir şeyler hazırla 7- Beni ne kadar seviyorsun? Ben bi halt yedim, birisi de yakında bunu söyler sana 8- Şu anda bunu konuşmak istemiyorum, kapatalım bu konuyu.. Yedin bitirdin beni be, yeter be kadın artık sus. Şu anda buna verecek bi cevabım yok işte, üstüme gelip durma. Birkaç güne unutursun zaten 9- Aşkım bu elbise sana hiç yakışmıyor, giymesen olur mu? Ulan bu elbiseyle her tarafın belli oluyor, adamı deli etme de açık şeyler giyme 10- Haklısın. Konuşmayı ne zaman keseceksin 11- Ya futbol falan hiç ilgimi çekmez benim. Hele seni bi tavlayayım, ondan sonra gelsin Avrupa maçları, gitsin lig maçları 12- Merhaba. Sevişelim 13- Bence birbirimizin özel hayatına saygı göstermeliyiz. Bu yüzden de birbirimizin Facebook şifrelerimizi bilmemeliyiz. Ah bi bilsen anında tekmeyi koyarsın 14- Alo hayatım, bitanem, canımın içi.. Akşam için işim var da izin alacaktım 15- Bu gece bende kalabilirsin. Ekstra odam var, kilidi de var. Denemeye değer, ya tutarsa? 16- Ne alakası var. Var. 17- Tabi ki annen de tatile bizimle gelebilir hayatım. Allah belanı versin kaynana 18- Şaka yaptım ya, alınmadın umarım. Ciddi söyledim, anlamadın umarım 19- Hiç de düşündüğün gibi değil. Tam da düşündüğün gibi. 20- Bakarız. Hayır. 21- Öyle demek istemedim. Tam da öyle demek istedim.
“Gazeteler 84 yıl ceza diye yazdığında korktum en çok”. Eşini, baldızını ve kayınvalidesini kurşuna dizmiş bir adamın korktuğu tek an işte bu. Ama o ceza da 14 yıla indirilmiş! Burçe Bahadır'ın “Ölü Kadınlar Memleketi” kitabında bunun gibi pek çok örnek var. Cezaevindeki katil erkeklerle konuşuyor Bahadır. Kadın cinayetlerini daha net görmek için bize iyi bir kaynak sunuyor. 07 Aralık 2014 Pazar, 1018 Abone Ol Ölü Kadınlar Memleketi, Ayizi Yayınları'ndan çıkan bir kitabın adı. Yazarı, Burçe Bahadır. Ancak bir kitaptan fazlası bu, Türkiye'de kadının, kadınlığın içinde bulunduğu tehlikeyi anlatan kısa bir özet. Zira, geçen yıl 237 kadın öldürüldü, bu yılın ilk altı ayındaysa 139. Üstelik bunlar kayıtlara geçenler. Kayıt demişken, sizi bu haberle istatistiklere boğacağımızı zannetmeyin, zira Burçe Bahadır kitabıyla öldürülen kadınları birer rakam olmaktan çıkarıp ete kemiğe büründürüyor. Yan komşumuz, iş arkadaşımız, kardeşimiz işliyor bu cinayetleri. En önemlisi de kitap sadece “kurban”ları ve yakınlarını anlatmakla kalmıyor; katil erkeklere cinayetleri artık katliama dönüştü. Şimdiye kadar hep “kurban”ların hikayelerini dinledik. Siz, katillerle konuştunuz. Nereden çıktı bu istek, fikir? “İyi iş olur” diye düşünmüştüm başta. Her sabah gazeteyi açıyoruz, malum haberleri görüyoruz. Şöyle bir bakıp geçiyoruz. Hepsini okumuyoruz bile, çünkü hikaye çok da değişmiyor “ sokak ortasında vurdu”. Kadınlar hiç uğruna, sırf kocalarını ya da sevgililerini terk etmeye kalkıştıkları için sokak ortasında infaz ediliyor. Üç köşeli bir hikaye bu; kurbanlar, katiller ve yakınlar. Aynı olayı her biri farklı açıdan anlatıyor ve siz bütünü ancak bu sayede görebiliyorsunuz. Ben hakim ya da savcı değilim. Erkekleri yargılamamaya dikkat ettim. Bu olayın “neden”ini anlayabilmek ve gerçeği görebilmekti hedefim. “Bir erkeğin hangi aşamada katil olmaya karar verdiğini, nasıl gerekçeler öne sürdüğünü, toplumun erkekten ne istediğini anlarsak hastalıklı hal almış bu cinayetlerin de sebebini çözebiliriz” diye düşündüm. Bu adamlar başka cinayet işlememiş, ama iş kadın öldürmeye gelince ne elleri titriyor, ne de pişmanlık duyuyorlar. “Toplum olarak tuhaf şeyler söylüyor olmalıyız onlara” diye düşündüm. Ayrıca katillerle röportaj yapmanın “cazibe”sine de kapıldığımı itiraf etmeliyim. Sadece “iş” olarak düşünürsek ciddi tecrübe edindim. - En zoru neydi?Kuşkusuz yakınlarla konuşmaktı. Bir baba ve ablayla görüştüm. Süreç boyunca kurbanların yanında olmuşlar, ama ikisinin de elinden bir şey gelmemişti. Katiller öldüreceklerini muhakkak söylüyor. Hem de defalarca. O yüzden kitabın sonunda “Bir erkek seni öldürürüm diyorsa, kadın ona inansın” diyor kurbanın ablası. Karakola gidiyor, şikâyetçi oluyorlar. Genellikle sonuç çıkmıyor. Seda’nın babası “Kızına sahip çıksaydın” diye karakoldan gönderiliyor mesela. Başka bir kadın 100 defa şikayetçi oluyor. Tam 100 defa. Koruma talebine olumlu cevap, öldürüldükten sonra geliyor... Yok, sanırım en zoru aynı hikayenin yüzlerce tekrarını dinlemek, izlemek ve okumaktı. Göz göre göre gencecik kadınların, hiç uğruna, erkeklerin cahilliği ve bencilliği uğruna yok olmasını izlemekti. Cezaevindeki kadınlarla konuşmak da zordu. Sanırım o an kimle görüşüyorsam, en zoru o oluyordu. - Erkekleri cinayete iten nedenler derin bir inceleme konusu ama sizin gözünüze ilişenler neler?Olabildiğince farklı sınıf ve şehirlerden erkeklerle görüşmeye çalıştım. Ankaralı bir polis, Trakyalı bir köylü ya da gecekonduda yaşayan bir erkek arasında, söz konusu kadın ve kadının özgürlüğü olduğunda, hiç de fark yok, onu anladım. Mesele “namus” da değil aslında. Kadının sevgilisinin olduğunu bildikleri halde, “dön seni affedeyim” diyorlar. Böylece döndüğünde daha çok eziyet edebilecek. Kimi erkek de, kadın terk ettiğinde toplumda itibarsızlaşacağını düşünüyor. Büyük ihtimalle dalga geçecekler, arkasından konuşacaklar. Başka yol yokmuş gibi hissediyorlar. Tabii az ceza alacaklarını bilmenin rahatlığı da var. Bu arada iki tip erkekle karşılaştığımı söylemeliyim; toplum dayatmasına karşı çıkamayanlar ve şiddeti zevk olarak görenler. Veysel ilk gruptandı ama Hamit ikincisiydi. Sokağa çıkan kadın Hamit’in gözünde ahlaksızdı. Dövmek, korkutmak sadistçe bir zevk veriyordu ona. - Konuştuğunuz erkeklerin ortak özelliği kendilerini sonsuz bir haklılık içinde görmeleri. Sizce neden?Biri bile, bir kere uzun yıllar geçirdikleri bir kadını öldürdükleri için üzüntü duymamış. Yalandan bile olsa, “pişmanım” demedi hiçbiri. Haklı olduklarına o kadar inanıyorlar ki. Tabii bunun başka tehlikeleri de var. Kendilerini bu kadar haklı görmeleri çocuklarını etkiliyor, konu komşuyu, amca çocuklarını da. Örnek alıyor, hayranlık duyuyorlar. Bulaşıcı hastalık gibi... Bu şekilde devam ettikçe de bu yara büyüyor. Erkekler ağlamaz, erkek adamsın, boynuzlu, karı gibi gülme... bunların hepsinin bedeli, erkekliğin aslında hiçbirinin ulaşamayacağı bir mertebe haline gelmesi. Kimse o kadar güçlü olamaz, olmamalı. Tuhaf bir şey daha söyleyeyim. Görüştüğüm erkeklerin çoğuna acıdım. Bu kadar cahil kaldıkları, kendi hayatlarının bile kıymetini bilmedikleri, aslında boşu boşuna hayatlarını mahvettikleri ve bunun farkında bile olmadıkları için. Vicdan muhasebesi yaptığı anda dayanamayacak. Gurur duyamayacak. Hayatta yaptıkları en önemli iş, bu. “Namus”una o kadar düşkün ki, bunun için ceza yemeyi göze alıyor. Hepsinin ortak yalanı bu. Okumuşu da, cahili de, güçlüsü de, güçsüzü de içten içe kadının ve erkeğin görevlerini kafasında iyice tespit etmiş. Sadece erkekler değil pek çok kadın da böyle. Cinayetle sonlanan yolun taşları böyle döşeniyor. Zarar gelmez sandığımız şakalarla, kulağımıza yer etmiş atasözleriyle, ille de kendimizi topluma kabul ettirebilmek hevesiyle özgürlüğümüzden vazgeçiyoruz. - Konuştuğunuz katillerden biri Veysel "Lisede TCK'yi ders diye koysalar ya. Bu kadar ceza alacağımı bilsem vurur muydum" diyor. Cezalarda indirim yapılmasa caydırıcı olacak gibi. Kesinlikle. Bir başka katile “en çok ne zaman korktun” diye sordum. Üç kadını-karısını, baldızını ve kayınvalidesini- kurşuna dizmişti. Biri ölmüş, diğerleri sakat kalmıştı. “Gazeteler 84 yıl ceza diye yazdığında” dedi. Bu bile yeterli cezaların artmasının önemini anlamaya. 84 yıl 14'e düşmüş, Hamit’in de korkusu dinmişti. Birkaç yıla çıkar. Namustu, tahrikti, erkekliğime hakaret etti dedikçe cezaları azalmamalı. Kadın cinayetleri, nefret cinayetidir. Cins kırımdır. İş cinayete varmadan, tehdit aşamasında ciddi cezalar verilmeli. Artık dayaktan, şiddetten konuşmuyoruz farkındaysanız. Küçük suç oldu onlar... Kadın, tehdit edildiğinde, şiddete uğradığında kime gideceğini, ne yapacağını bilmeli. Bilmekten öte, sonuç alacağına inanmalı. Hikâyesini ablasından dinlediğim Gönül, kendisini sürekli tehdit eden, nihayetinde de öldüren imam nikahlı kocasından kurtulmak için adamla tekrar aynı eve giriyor. O kadar çaresiz ki, beni eninde sonunda öldürecek bari elinin altında olayım, ne isterse yapayım da canımı kurtarırım belki diye düşünüyor. Kurtaramıyor. Karakol ve savcılık tecrübeleri yüzünden güvensizler ve nereye sığınacaklarını Türkiye gerçekten de bir "Ölü Kadınlar Memleketi". Bunun acısını yakından gözlemlemiş bir kadın olarak, siz kendinizi nasıl hissediyorsunuz bu memlekette?Ortada önemli bir sorun var ve bunu dile getirdiğinizde çok marjinal bir mevzudan bahsediyormuşsunuz gibi bakıyorlar yüzünüze. Bu sadece kadınların değil bütün memleketin sorunu. Dur demezsek hepimiz zehirleneceğiz gibi geliyor bana. KADIN ÇARESİZLİKTEN ÖLDÜRÜYOR- Kitapta eşini öldüren kadınlarla da konuşmuşsunuz. Kadın ve erkek katiller arasında ne gibi fark var?Kadın kocasından dayak yiyor, işkence görüyor, kimi zaman satılıyor. Ayrılmayı deniyor ancak ya parası yetmiyor, ya gücü. Kocasını terk etmeyi başarsa, yaftalanıyor ya da en yakınları tarafından bile namussuzlukla suçlanıyor. Nihayet eve geri dönmeye mecbur kalıyor. Bu aşamaların hemen hepsi pek çok kadın tarafından yaşanıyor. İşkenceye, satılmaya, dayağa dayanamadıkları noktada ve kaçışları olmadığını anlayınca, en çok da çocukları tehlikeye girince bir cezaevinden diğerine geçmekte beis görmüyorlar. Nigar, yıllarca kocasının tecavüzüne katlanıyor. Bir kere evi terk ediyor, iş buluyor tam kendini kurtaracakken annesi, babası, kocasının akrabaları ahlaksızlıkla suçluyor. Dönmek zorunda kalıyor. Kuzenini azmettirip kocasının cinsel organını kestiriyor. Boğuşurlarken adam ölüyor. “Adamı yaralayıp, kaçabileceğini mi sanmıştın?” dedim. “Ben onun şeyinden’ çok çektim. O da cezasını bulsun istedim” diye cevapladı. İşin nereye varacağını bile kestiremiyorlar. Suna’ya “cezaevinde kendini nasıl hissediyorsun” dedim. “Özgür ve emniyette” dedi. Ya ölecek ya öldürecek. Kadına başka seçenek vermiyoruz. En Çok Okunan Haberler
erkek adam özlemez gider bkz başlığın üzerine kalması muhtemelen sahtedir özler ama görmek icin caba sarf etmez adam olan erkektir. özlemiştir testesteron seviyesinde yüksek derecede artış olmuştur. içkilidir, ayılınca normale döner. orospu evlatlarına dert olmuştur. özledin mi beni sorusuna mecburiyetten yanıt veriyor olabilir. tamam en güzeli dürüstlük ama özlemedim de diyemiyorsun ki arkadaş okyanus ötesindeyse nasıl tutup hemencecik gelsin bre duyması yeterli olandır. özleyecek kimsesi olmayan sözlük piçlerine dert olmuş erkektir. özledim bile diyemeyen erkekten daha cesurdur. içinde volkanlar barındırmıyordur. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
çok basit sadece gözlerine bakmak yeter .asıl konu erkeğin gerçekten sevdiğini nasıl anlarsın? siz hastalıktan kırılırken gelip size bakıyor ve hasta olacağını bile bile o halde sizi öpüp yanınızdan hiç ayrılmıyorsa gerçekten seviyordur ama bu sizi hiç terketmiycegi anlamına gelmez. bir kadın kendisini en son ne zaman düşündüğü anı hatırlayamıyorsa gerçekten seviyordur. i̇çi yana yana erkeği affetmesi. kendini aptal gibi hissetse bile. her kahrına katlanıp seni mtlu etmek için didiniyorsa seviyordur. bkz kurban olurum gözlerden anlaşılır. gözlerine baktığında anlayamıyorsan eğer, bi git lütfen. gözler kalbin kapısıdır, orada varsan eğer söze ne hacet ? imkansızdır. imkansıza yakın. yolunu ayırıp başka birine gider ama yine de bir gözünü sende unutur. neyse felsefe yapmayacağım. sevdiceğine edilen hakaret ve aşağılamalara üzülüp ağlayabiliyorsa, senin dahi unuttuğun doğumgününü sabahı beklemeden kutlayıp bir de öpücükle cilalıyorsa, seni senden daha çok sevdiğini hissettiğinde içinde bir eziklik, bir suçluluk hissi hissediyorsan, gözlerine bakıp sana bir sanat şaheseriymişsin gibi bakıyorsa o kadının peşinden ölümüne git, bırakma... çünkü bir kadın bir kere sever ve bir erkek de sadece bir kere sevilir. ilklerin üstüne basıp geçersen iki cihanda da helak olursun... hiç bir zaman her zaman daha fazlasını bekleyeceksiniz ya da karşılaştırma yapacaksınız baskalarıyla... hiç bir zaman her zaman daha fazlasını bekleyeceksiniz ya da karşılaştırma yapacaksınız baskalarıyla... 1 size bakıp, alt dudak titreyip; -seni çok özledim diyorsa seviyordur sizi ama inanmayın! 2 size bakıp, elinizi tutup; -biliyorum, zor zamanlar geçiriyorsun, o yüzden böyle davranıyorsun diyorsa sizi seviyordur ama inanmayın! 3 size bakıp, gülerek; -sen teksin, inandığım tek insan sensin diyorsa sizi seviyordur ama inanmayın! 4 size bakıp, gülümseyerek; -yıllardır tanıdığım tek insan, şu surat yıllardır yanımda diyorsa sizi seviyordur ama inanmayın! bunlar çoğaltılabilir ve siz bunları duyabilirsiniz. ya tek tek ya da hepsini birden belli zamanlarda, inanmayın dedim ama siz yine inanacaksınız. inanın, inanmak iyidir her zaman fakat unutmayın ki kolay inandığınızda kolay terkedilirsiniz. bir kadının gerçekten sevdiğini anlamak değil insanoğlunun aşırı derecede nankör olduğunu anlamak olmalı asıl konu ölenin arkasından bile 3 gün ağlayanlar biz değil miyiz? neyin, kimin sevgisini anlamaya çalışıyoruz? hayatı yaşamak için bir kadının veya erkeğin sizi sevdiğini anlamaya falan çalışmayın, kendinizi sevin sadece, kendinizi sevdikçe, kendi kendinize çoğaldıkça, çoğalmış taraflarınızdan koparmaya hazır bekleyen bir çok "seni seviyorum", "sana ölüyorum" insanı zaten otomatik olarak belirecektir. ha benim derdim yaşamak değil bir an önce şiir yazmak, resim yapmak, duygusallık, diyorsanız o ayrı, gidin 1-2 kişinin peşinden sürünün o zaman. eğer karşısındaki gerçekten severse, bir kadının gerçekten sevdiğini anlayabilir. onun haricinde yok gözlerinin gülmesi, yok dikkat etmesi falan.. böyle tespitler yalan. yalandan ziyade öznel tespitler. bize daha çok nesnel tespitler lazım değil mi?
bir erkek seni özledim diyorsa