KadınBanilerin Eserlerinden Mimar Sinan | Doç. Dr. Şerife Tali. Düşünen Şehir Dergisi, 2019 Safiye Sultan’ın Hayatı ve Eserleri / A Sultan At The
Vefatının 433. yılında da dehası, eserlerindeki ustalık, mühendislik ve ince işçilikle hayranlık uyandırmaya devam eden Mimar Sinan’ın yaşamından izleri ve yaptıklarını inceleyelim. Mimar Sinan, Kayseri’de 1490 senesinde dünyaya geldi. Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul’a getirildi.
Mimar Sinan’ın imzasını taşıyan Üsküdar ve Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Külliyeleri, hiç açığa çıkmayan platonik bir aşkın izlerini taşıyor. Mihrimah Sultan 1522 yılında, Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman ile eşi Hürrem Sultan’ın Mehmed’den sonraki ilk çocuğu olarak dünyaya geldi.
İnşaat1548 yılında tamamlandı. Çift revak yapımı Osmanlı mimarisinde bir ilk değildi, ancak özellikle ülke camileri ve özellikle vezir camileri için bir ekol oluşturdu. Rüstem Paşa ve Mihrimah Sultan İstanbul’da üç cami ve Tekirdağ’daki Rüstem Paşa Camisi içinde Mimar Sinan’dan inşa istediler.
Mimar Sinan created at least 374 structures in his lifetime. Most of his projects were produced during the reign of Suleiman the Magnificent, but he also worked for Selim II and Murad III. Sinan was born on May 29, 1489 in Ağırnas, Karaman Eyalet, now Kayseri Province (Caesarea in Cappadocia) in Turkey. Although it has been debated by some
dXB1xL. Mihrimah Sultan Camisi 1562-1565 yılların Mimar Sinan tarafından yapılan; Edirne Kapı ve Üsküdar da yapılmış olan 2 farklı ama aynı adı taşıyan camiidir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde; eşi Hürrem Sultandan olan kızı Mihrimah Sultan için yaptırdığı camidir. Makale olarak hazırladığımız bu yazı içeriğinin devamında Mimar Sinan Eserleri arasında yer alan bu camii hakkında; Hikayesi, Fotoğrafları, Mimari Özellikleri bilgilerine aşağıdaki içerikler listesinden kolaylıkla ulaşabilirsiniz. HikayesiMimari ÖzellikleriFotoğraflarıBelgesel video Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan tarafından yapılan ve aynı adı taşıyan 2 adet Mihrimah Sultan Camii bulunmaktadır. Bunlardan birisi Edirne Kapı ve Üsküdar da yer almaktadır. Hikayesinden bahsedeceğimiz cami Edirne Kapıda Edirnekapı surlarının dibinde yer almaktadır. Minare ve sarkıt işlemelerinde kullanılan malzeme işlemelerinde; saçları topuklarını döven bir kadın figürü olduğu söylenmektedir. 21 martta yani Mihrimah Sultanın doğum gününde; Camii’nin tek minaresi arkasında kırmızı bir güneş batarken; Üsküdarda bulunan diğer Mihrimah Sultan Camii minaresi ardından ay doğmaktadır. Mihrü Mah gerçekleşmesi olarak ifade edilen bu durum dönemden bu zaman kadar anlatılan ve en çok bilinen hikayesidir. Mimari Özellikleri Mihrimah Sultan külliyesi İstanbul’un altıncı ve en yüksek tepesinde 16. yüzyılda inşa edilmiş klasik dönem mimarî yapılarından biridir. Minarenin batıya bakan tarafında dörtgen ve üçgen formunda iki adet güneş saati bulunmaktadır. Cami kubbesi 37 metre yüksekliktedir. Son cemaat mahalli 4 granit 4 de mermer olmak üzere 8 sütuna dayanmaktadır ve 7 kubbelidir. Medrese 17 odalıdır. 63 dükkândan meydana gelen çarşının büyük bir kısmı yol yapımı için yıktırılmıştır. Külliye bünyesinde yer alan medrese ve sıbyan mektebi duruma ve ihtiyaca göre birçok amaç için kullanılmıştır. Medrese bir dönem yangın zedelerin barınağı; bir dönem hasta hane ve bir dönem de İHL yurdu olarak kullanılmıştır. İstanbul’un altıncı tepesinde Edirnekapı’da yer alan külliye 16. Yüzyılda Kanuni’nin tek kızı Mihrim ah Sultan ö. 1578 tarafından Mimar Sinan’a inşa ettirilmiştir. Külliye, merkezde cami olmak üzere, medrese, bir çifte hamam, helâ, sıbyan mektebi, türbe, arasta2 ve çeşmeden oluşmaktaydı. Yapının kesin tarihini belirten bir inşa kitabesi ne yazık ki bulunmamaktadır. Araştırmalar caminin 1566’da inşa edildiğini göstermektedir. Vakfiyesi ise Hicrî 978/Miladi 1570/71 tarihlidir. Caminin bir şerefeli tek minaresi vardır. Fotoğrafları Mihrimah Sultan Camii fotoğraf galerisi arşivimiz. Galeri içerisinde Camii planı, Siluet çizimlerine ulaşabilirsiniz. Belgesel video Mimar Sinan kimdir? ve Mimar Sinan’a ait tüm projelere Mimar Sinan Eserleri sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Başa dön tuşu
Mihrimah Sultan Son zamanlarda internette birkaç tane Mimar Sinan efsanesi dolaşıyor ve bunlardan en popüleri Mimar Sinan’ın Mihrimah Sultan aşkını konu alıyor. Bu şehir efsanesi o kadar yaygın ki gazetelerden Türkçe ve İngilizce Vikipedi’ye kadar her yerde değişik metinlerle karşınıza çıkıyor. Eğer bu efsane daha önce sizin bilgisayarınıza uğramadıysa neye benzediğini şu örnekten görebilirsiniz Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan on yedisine bastığında, iki kişi onunla evlenmek ister. Mihrimah, yani Mihrü Mah, Farsca’da “Güneş ve Ay” anlamına gelir. Kızla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa diğeriyse Mimar Sinan’dır. Padişah kızını Rüstem Paşa’ya verir. Koca Sinan evlidir, ellisindedir ve de Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır! Gerçi sevdiğine kavuşamamıştır ama, aşkını, olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır. Üsküdar’a, Saray’ın isteğiyle elbet, 1540 yılında Mihrimah Sultan Camii’nin temelini atar ve 1548’de bitirir. Camiyi yaparken, eserine sanki “etekleri yerleri süpüren bir kadının” dış çizgilerini verir. Derken, ilk kez padişah fermanı olmaksızın, Edirnekapı’da, pek kimselerin uğramadığı ıssız ama İstanbul’un en yüksek tepelerinden birine, ikinci bir eser yapmaya koyulur Mihrimah Sultan’a. Cami küçücüktür. Minaresi otuz sekiz metredir, bir adet incecik kubbesi üzerindeyse yüz 61 pencere, camiin iç güzeliğini aydınlatır. İçerdeki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki işlemeler Mihrimah Sultan’ın topuklarını döven saçlarını anımsatır insana. İşte, aşka adanmış iki eser. Şimdi, gidin Edirnekapı ve Üsküdar’daki camileri aynı anda görebileceğiniz bi yer seçin ve 21 Mart’ta, yani geceyle gündüzün eşit olduğu günde seyreyleyin. Unutmadan, 21 Mart Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür. Göreceğiniz manzaraysa şudur; Edirnekapı camiinin tek minaresi ardından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar’daki camiinin ardından ay doğar! Mihrü Mah eşittir Güneş ve Ay. Bu nasıl akıllara ziyan bir hesaplamadır; nasıl bir güzellik anlayışıdır… Okuduysan;başkalarına da vesile olmak için paylaşırmısın? Kayıtlar? Hikayeyi incelemek için akla gelen ilk şey sanırım tarihi kayıtlara bakmak ve Sinan’ın Mihrimah’a olan aşkı iddasını destekleyecek delillerini bulmaya çalışmak olur; öyle ya bu hikaye neredeyse 500 yıl boyunca yaşadıysa bir yerlerdeki kayıtlardan kaynaklanıyor olmalı. Ancak arşivlere gitmek araştırmak hem çok zahmetli hem araştırma sonuncunda bir kayıt bulamazsak bu bizi net bir cevaba ulaştırmayacak. İnternet araştırmaları da malesef bu konuda pek bir bilgi sağlamıyor çünkü internetin her köşesi bu romantik hikayeye boğulmuş durumda. Olmadı… Başka şekilde didiklemek lazım. Neyse ki hikaye bazı astronomik ve geometrik iddalarda da bulunuyor. Hah! İşte bunları test etmek çok daha kolay. Zaten eğer siz de benim gibi doğa ve gök cisimleri ile biraz ilgilendiyseniz bu hikaye sizin hislerinizi biraz gıdıklamış olmalı; Ay’ın, Güneşin veya yıldızların konumu biraz olsun ilginizi çektiyse bilirsiniz ki Ay ve Güneş senkronize hareket etmez. Bu fiziksel gerçeklere gelmeden önce takvim sayfalarını geriye sarıp geriye, Sinan’ın zamanına dönelim.. Türkiye’de Tarihin Tarihi O da ne!!! yaprakları çevirirken takvim saçmalıdı, birden Miladi takvim Rumi takvim oldu ve artık 31 Kanunievvel 1341′i gösteriyor. Neyse geri sarma işlemine Rumi takvimden devam edeceğiz anlaşılan… Biraz daha geri gidince Gregoryan daha da geri gidince de Jülyen esaslı takvimlere geçiyoruz ve en sonunda da takvim Güneş temelli olmaktan çıkıp Ay temmelli Hicri takvime dönüşüyor, yolun bundan sonrasını Hicri takvimle gidecegiz belli ki. Birsürü engebe ile karşılaşarak sonunda Sinan zamanına güç de olsa ulaşıyoruz. Vardığımız noktada artık Mart ayı yoktur, takvim artık Ay temellidir ve haliyle aylarla mevsimler artık senkronize değildir. Eğer Mihrimah Sultan yazıda idda edildiği gibi bugünün takvimi ile ilkbaharda 21 Mart 1522de doğmuşsa, kendisi yaş gününü 22 Rabiülhahir 928 olarak bilmektedir. Bu Hikayeye Mihri ve Mah Ne Diyor? Bilirsiniz farklı mevsimlerde Güneş farklı noktalardan doğar ve batar mevsimlerin oluşum nedeni budur zaten. Günümüzde kullandığımız takvim Güneş esaslıdır; haliyle her sene sizin yaş gününüz aynı mevsime denk gelir ve Güneş aynı yerden doğar ve batar. Ancak Mimar Sinan zamanında durum böyle değildir; çünkü onlar Ay temelli hicri takvim kullanmaktadır. Mihrimah Sultan’ın evlendiği sene yani 17 yaşına geldiğinde yaş günü 22 Rabiülhahir 945dir ve bu bir sonbahar günüdür, günümüz takvimine göre tarih 17 Eylül 1538e denk gelir. Haliyle Güneş’in doğduğu yer 17 sene önceki 22 Rabiülahir’dekinden çok farklıdır. Ne dersiniz hikaye sallanmaya mı başladı ne? Bu noktada inatçı birisi diyebilir ki “iyi de belki Sinan Mihrimah’ın adına ithafen gün ve gecenin eşit olduğu zamanı seçmiştir, gün ve gece eşit olduğunda Güneş hep aynı yerden batar“. Evet bu durumda Güneş problemini çözüyoruz ama Ay’ın pozisyonu hala mızıkçılık yapmaya devam ediyor malesef her gün-gece eşitliğinde Ay hep aynı yerden doğmaz. Hatta size daha da kötü bir haberim var; bazı yıllarda Ay’ın doğuşu ertesi sabah gün doğumundan önce olmaz; yani bu hikayeye inanıp idda edilen olayı gözlemek için gece çatıda baklemeye karar verirseniz yanınıza büyük bir matara kahve ve birkaç batteniye almayı ihmal etmeyin derim ben. Eğer ikna olmadıysanız buyrun 2012-2022 yılları arasındaki 21 Mart günlerinde İstanbul için Ay’ın doğuş zaman ve yönlerini veren şu tabloya göz atın Tarih Doğuş Saati Doğuş Yönü 0508 092° Doğu 0027 067° Doğu-Kuzeydoğu 2320 114° Doğu-Güneydoğu 0638 084° Doğu 1630 081° Doğu 0136 115° Doğu-Güneydoğu 0831 074° Doğu-Kuzeydoğu 1850 089° Doğu 0505 113° Doğu-Güneydoğu 1026 056° Doğu-Kuzeydoğu 2203 112° Doğu-Güneydoğu Sonuç Kısaca ne günümüzün miladi takvimi, ne o zamanların hicri takvimi ne de gün-gece eşitliği bu hikayeyi kurtarmayı beceremiyor. Mimar Sinan’ın aşkını camilerin, Güneş’in ve Ay’ın konumu ile şifrelemiş olduğu kısmı tamamen uydurma neresinden bakarsak bakalım anlatılan şifre bizim güneş sistemimizde mümkün görünmüyor. Mimar Sinan Mihrimah’a aşık olmuş mudur, olmamış mıdır ona cevap vermek daha zor elbette, belki tarih sayfalarında gizlidir ama bir referans, bir kaynak görmeden ben bu efsaneye inanmakta da zorluk çekiyorum açıkcası. Malesef internet bu hikaye ile öylesine kirlenmiş bir halde ki arama motorları ile Mihrimah Sultan hakkında bu hikaye haricinde başka bir bilgiye ulaşmak neredeyse imkansız. Belki mimari tarih kaynaklarına erişimi olanlar İskele Camii’nin idda edildiği gibi Sinan’ın kendi isteğiyle mi yapıldığını da inceleyebilir. Ancak şu anda hikayeyi destekleyecek hiç bir referans olmadığı gibi hikayenin önemli bir bölümü içinde yaşadığımız doğa ile çelişkide. Bu tip uydurma ve çelişki dolu hikayeler doğayı, geometriyi, matematiği ve estetiği çok iyi anlamış olan Mimar Sinan’a bir hakaret neteliğinde adeta. Son söz olarak derim ki kaynak belirtmeden yazılanlara inanmayın, gelen hikayeleri kendi sosyal çevrenizle paylaşmadan önce biraz akıl süzgecinden geçirin. Uydurma hikayelerin sonu yok; “Sinan Mihrimah’a aşıkmış” diye başlar birisi “Kontesi Sinan mi öptü?” diye biter öteki. Bitmedi… Bu yazıyı okuyanlar sanırım şu üç gruptan birisi içinde olacaktır “Ben zaten inanmamıştım” diyen doğuştan skeptikler. “Yalansavar sayesinde hikayenin saçma olduğunu anladım” diyen mantıklılar. “Ben kuru gerçeklerle ilgilenmiyorum, ne olursa olsun bence çok güzel bir hikaye, yalan da olsa ben inanmaya ve paylaşmaya devam edeceğim” diyen iflah olmaz romantikler. İlk iki gruba bu konuda verecek pek birşeyimiz kalmadı, ancak Yalansavar olarak üçüncü gruba da hizmet sunmak isteriz. Eğer siz de bu gruba dahilseniz ve “Ben bir caminin arkasından Güneş batarken diğerinin arkasından Ay doğmasını mutlaka görmek istiyorum” diyorsanız bu yazının ikinci bölümünü bekleyin. Kaynaklar
Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın biricik kızları, zenginliğiyle söz ettiren, hayatını hayır işlerine adayan, sarayda sözü geçen ve yeri geldiğinde önemli kararlar alan, aldıran bir sultan; Mihrimah Sultan! Mihrimah Sultan Kimdir? 21 Mart 1522’de dünyaya gelen Mihrimah Sultan Topkapı Sarayı’nda doğmuştur. Osmanlı padişahı I. Süleyman ile eşi Hürrem Sultan’ın ilk çocuğu ve tek kızıdır. Mihrimah Sultan’ın doğumundan 2 yıl sonra, babasının ölümünden sonra yerine geçecek olan kardeşi II. Selim dünyaya gelmiştir. Mihrimah Ne Demek? Mihrimah isminin anlamı Farsça’da Mihr–ü Güneş MâhAy anlamına gelir. Gece ve gündüzün birbirine eşitlendiği günü müjdeleyen anlamına gelmektedir. İsminin anlamı kadar göz alıcı ve güzel bir kız çocuğu olarak dünyaya gelen Mihrimah Sultan babası tarafından çok sevilen, annesi tarafından iyi eğitim aldırılmış bir çocuk olarak yetişmiştir. Rüstem Paşa İle Evliliği 17 yaşına gelen Mihrimah Sultan için evlilik yaşı gelmiştir ve eş olarak Diyarbekir beylerbeyi olan Rüstem Paşa gösterilmiştir. Rüstem Paşa yetenekli, zeki bir devlet adamıdır. 1539’da şehzadelerden Bayezid ve Cihangir’in sünnet düğünlerinde Mihrimah Sultan ile evlenmiştir. Mihrimah Sultan’la evlenerek saraydaki konumunu güçlendiren Rüstem Paşa çok kısa zamanda Mihrimah Sultan’ın annesi Hürrem Sultan’ın en güvendiği ve sevdiği kişi durumuna gelmiştir ve bu sayede sarayda sadrazamlık mertebesine yükselmiştir. Ancak Şehzade Mustafa’nın idam ettirilmesinde rolü olduğu düşünülerek, büyük suçlamalara uğradığından Kanuni Sultan Süleyman tarafından şüpheli bulunarak görevinden alınmıştır. Yerine geçen sadrazam Kara Ahmet Paşa’nın 1555’te idam edilmesiyle Rüstem Paşa ikinci kez sadrazamlığa getirilmiştir. Mihrimah Sultan’ın Hastalığı Hastalığa yakalanan Mihrimah Sultan İstanbul’da esir tutulan bir İspanyol doktor tarafından tedavi edilmektedir. Doktorun tüm çabalarına rağmen yine de iyileşemeyince kayınbiraderi olan Kaptan-ı Derya Sinan Paşa, kölesi Pedro’dan yardım istemiştir. Kıskançlığıyla bilinen Rüstem Paşa bu tedavinin kapalı kapılar arkasından yapılmasını uygun görmüştür. Görmeden tedavi olamayacağını belirten Pedro direkt Mihrimah Sultan’dan izin istemiştir. Muayenelerden sonra hazırladığı ilaçlarla Mihrimah Sultan’ı sağlığına kavuşturmuştur. Mihrimah Sultan ve Saraydaki Konumu 1558’de Hürrem Sultan’ın ölümünden sonra babasının müşaviri olarak görev almıştır. Valide sultan gibi hareket eden Mihrimah Sultan, Kanuni Sultan Süleyman’ı Malta Seferi’ne teşvik eden isimlerden biridir. Kardeşi Sultan II. Selim ve yeğeni Sultan III. Murad zamanında hayatta olan Mihrimah Sultan “Hala Sultan” ismiyle anılmıştır. Osmanlı Sarayı kadınları arasında en büyük bir servete sahip olandır. Babasından kalan yüksek gelirli haslardan harici, Rüstem Paşa`nın Osmanlı tarihinin en büyük serveti sayılan mirası da kendisine kalmıştır. Rüstem Paşa`nın kardeşi olan Kaptan-ı Derya Sinan Paşa`nın mirası da hiç çocuğu olmadığı için Mihrimah Sultan’a devredilmiştir. Mihrimah Sultan hayatı boyunca cömertliği, iyiliği ve hayırseverliği ile anılmıştır. Servetinin önemli kısmını yardımlarla dağıtmıştır. İstanbul’da iki büyük külliye yaptırmıştır. Ve bu külliyelere bağlı bir çok vakıf kurmuş ve varlıklarını sürdürmüştür. İstanbul dışında Mekke ve Medine’de de pek çok vakıf kurmuştur. Mimar Sinan’ın Biricik Aşkı Mihrimah Sultan Mihrimah Sultan Osmanlı Devleti’nin Mimar Sinan gibi en güçlü karakterleri arasında büyümüş, Osmanlı Devletinin en görkemli çağlarında yaşamıştır. Mimar Sinan desteğiyle İstanbul’un Üsküdar semtinde cami, medrese, ilkokul ve hastaneden oluşan büyük ve görkemli bir yapı yaptırmıştır. 1562-1565 yıllarında yine Mimar Sinan’a Edirnekapı semtinde cami, medrese, hamam ve çeşmeden oluşan Mihrimah Sultan Camii ve külliyesini yaptırmıştır. Mihrimah Sultan’a aşık olduğu söylenen Mimar Sinan bu eserlerinde, Mihrimah Sultan’ın Güneş’le Ay anlamına gelen ismine ithaf edercesine bir sır gizlemiştir. Yılın sadece birkaç ayında camilerin birinde güneş batarken diğerinden ay doğmaktadır. Mihrimah Sultan Nasıl Öldü? 1574-1595 tarihleri arasında yeğeni III. Murad’ın padişah olduğu ilk yılları gördükten sonra 25 Ocak 1578’de genç sayılacak bir yaşta İstanbul’da ölmüştür. Kendi külliyeleri yerine babasının Süleymaniye’deki türbesinin yanına gömülmüştür. Bültenimize Abone Olun! En güncel konuları kaçırmayın. altınbaş mihrimah sultanMihrimah ne demekMihrimah SultanMihrimah Sultan Kimdir?mihrimah sultan koleksiyonuMihrimah Sultan Nasıl Öldü?Mihrimah Sultan'ın Aşk HikayesiMihrimah Sultan'ın Hastalığı
Amasya Belediye Başkanı Cafer Özdemir, Mimar Sinan’ın, Mihrimah Sultan’a karşı olan platonik aşkıyla ilgili, rölyef, hikaye, resim ve bilgilerin müzenin bir bölümünde yer alacağını söyledi. Amasya Belediyesi tarafından yaklaşık 1 yıl süren proje ve hazırlık çalışması ardından ay önce ’Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi’ inşaatına başlandı. 8 bin metrekarelik alan üzerinde yapılan inşaat çalışması büyük oranda tamamlandı. Müze binasının iç donanımı ile çevre düzenleme çalışmalarının devam ettiği belirtildi. Müzede başta Ferhat ile Şirin olmak üzere, Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Remeo ile Juliet, Mimar Sinan ile Mihrimah Sultan’ın aşk hikayesi ile Anadolu’da aşıklık geleneği, yavukluluk kültürü ve Mevlana ve Hacıbektaşı Veli’nin felsefesiyle anlatılan ilahi aşkın yer alacağı ait olan Ferhat ile Şirin hikayesinin yanı sıra anlatılacak Mimar Sinan’ın Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın kızı olan Mihrimah Sultan’a olan aşkı da ilgi çekti. Müze yapım çalışmaları sürerken bir çok Amasyalının Osmanlı döneminde yaşanan bu platonik aşkın hikayesini merakla beklediği belirtildi. Amasya Belediye Başkanı AK Parti’li Cafer Özdemir, milyon TL’lik projenin Haziran ayında açılışının yapılmasının planlandığını belirterek, "Müzede insanlara edebiyata yansımış efsaneleşmiş aşkları işlemek istedik. Hikayeler arasında Mimar Sinan ile Mihrimah Sultan aşkıda yer alıyor. Mimar Sinan’ın ile Mihrimah Sultan’a olan platonik aşkını yansıtmak istedik. Biz rölyefler, resimler, müzikler ile bu aşkı müzemizin bir bölümünde canlandırıp insanlara anlatacağız" RÜSTEM PAŞA DA TALİPMİŞProjenin koordinatörü Amasya Belediye Başkan Yardımcısı Osman Akbaş’ta Mimar Sinan ve Mihrimah Sultan aşkının hikayetini anlattı. Mimar Sinan ve Vezir Rüstem Paşa’nın Mihrimah Sultan’a evlenmek için talip olduklarını söyleyen Akbaş, şöyle devam etti "Ama Hürrem Sultan kızı için Rüstem Paşa’yı tercih eder. Mimar Sinan’ın Mihrimah Sultan’a olan aşkını Hürrem Sultan bilmektedir. Buna rağmen Rüstem Paşa Mihrimah Sultan’la evlendirilmiş. Mimar Sinan’a bir fermanla Üsküdar’da Mihrimah Sultan adına bir cami yapılması talimatı İLE ONA KÖTÜ RUHLU OLDUĞUNU SÖYLERÜsküdar’da iki minareli oldukça büyük dışarıdan görüntü itibariyle kubbelerin dökümü açısından saçları omuzlarına dökülmüş bir bayan silüeti gibi iki minareyle Rüstem Paşa ile Mihriman Sultan’ı anlatmaya çalışır. Miman Sinan ama o kadar büyük bir camide kendi mimari tarzının tersine karanlık bir cami yapar. Bunu da Rüstem Paşa’ya olan kinini veya Rüstem Paşa’nın ne kadar kötü ruhlu bir insan olduğunu anlatmaya çalıştığı ifade ettiği rivayet edilir. Daha sonra herhangi bir talimat olmadan Mimar Sinan Edirnekapı sırtlarında tek minareli Küçük Mihrimah Sultan Camisini yapar. Tek minare ile kendisini anlatır ama koskoca kubbeyi 160 tane pencere ile aydınlık bir cami haline getirir. Bu aydınlıkta Mimar Sinan kendi aşkını ve aydınlığını ifade etmeye çalışmıştır."AY VE GÜNEŞ ANLAMINA GELİYORMüzede Mimar Sinan ve Mihrimah Sultan aşkındaki 21 Mart tarihinin öneminin yansıtılacağını söyleyen Osman Akbaş, "21 Mart tarihinde Mimar Sinan çok büyük bir hesaplama harikasını gerçekleştirmiştir. Bu tarihte güneşin batışı ile ayın doğuşu aynı ana denk gelir. Ay Üsküdar tarafındaki çift minareli Mihrimah Sultanı camisinin minarelerinin arasından doğarken, güneş Edirnekapı sırtlarındaki tek minareli caminin arkasından batar. Farsça bir isim olan Mihrimah ay ve güneş anlamına gelir. 21 Mart tarihi de Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür. Biz burada Mimar Sinan’ın muhteşem bir mimari gücünü görüyoruz. Mimar Sinan yaptığı iki cami ile Mihrimah Sultan’a olan aşkını anlatmaya çalışmıştır" diye konuştu. Akbaş, müzede 8 bölümün bulunacağını her bölümde bir aşk hikayesinin anlatılacağı söyledi.
1 Mihrimah Sultan Ve Mimar Sinan Mimar Sinan ve Büyük Aşkı Mihrimah Sultan Osmanlının büyük cihan padişahı Kanuni Sultan Süleymanın ve büyük aşkı Hürrem Sultanın bir kız çocuğu gelir Dünyaya. Efsane bir askın meyvesidir bu çocuk ve bu yüzden belki efsane aşkların en temeline en masalsı olanına ithafen ismi Mihrimah konulur Mihr-ü Mah Farsça da Güneş ve Ay demektir. Zaman hızla geçmiş Mihrimah Sultan büyümüş 17 yaşına gelmiştir ki o zamanlar için evlendirilmesi uygun olan bir yaştadır. İki talibi olur biri Diyarbakır valisi Rüstem Paşa dırdiğeri ise sarayın baş mimarı Mimar Sinan. Padişah biricik kızını Rüstem paşa ile evlendirir Sinan evlidir ve 50 yaşındadır ama bilinen odur ki Mihrimah Sultana deliler gibi aşıktır. Mimar Sinan o derece derin bir tutku ile aşık olduğu Mihrimah Sultana kavuşamamıştır fakat ona olan aşkını olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır. İstanbulun en güzel yerlerinden birine Üsküdara Mihrimah Sultan adına bir cami yapması istenir yılında inşa etmeye başladığı camiyi 1548 yılında inşa edilirken bir yandan kendi aşkını anlatır hiç şüphesiz ve eserine sanki eteklerini giymiş bir kadın siluetini verir ayrıca cami için mimari olarak esinlendiği örnek aldığı yer ise bir başka aşka kutsal bir aşka adanmış bir şaheserdir ; Ayasofya. Bahsi geçen bu cami 2 Minareli olup padişah fermanı ile yaptırılan bir eserdir ama Sinanın söyleyecekleri bununla bitmemiş olacak ki bu eserden 14 yıl sonra o güne kadar ilk defa padişah fermanı olmaksızın Edirnekapı da surların yakınına pek kimsenin ilgilenmediği ıssız yalnız ama İstanbul un en yüksek tepesi olan bir yere sanki aşkının gizliıssız ve yalnızlığını ama bir o kadar büyüklüğünü haykırmak istermişcesine ikinci bir eser yapmaya koyulur. Mihrimah Sultana ithafen. Derler ki; cami Mihrimah sultanın o duru gösterişsiz ve bir o kadar asil güzelliğine istinaden küçücüktür ve sadece 38 mt bir minareye sahiptir. Bir adet incecik kubbesinin üzerindeki 161 pencere ise iç güzelliğinin ne kadar aydınlık ve berrak olduğunu temsil eder bu sayede gün ışığının her köşede adeta dans ettiği kadınsı edalı. o tarihte bu açıklıktaki ve bu kalınlıktaki bir kubbeye o kadar pencere dünya üzerinde sadece Mimar Sinan tarafından yapılabilirdi cami içindeki pandatiflerde ve minare kenarlarındaki upuzun işlemelerde de Mihrimah Sultanın o çok güzel ayak topuklarını döven upuzun saçları tasvir edilmiştir. Ve yine denir ki Mihrimah Sultanın statüsü iki minareli cami yaptırmaya yetmesine rağmen yalnızlığını simgelemesi anlamında tek minareli yapılmıştır bu cami. Ama Sinan aşkını öyle sihirli bir tılsımla mühürlemiştir ki bu sırra şaşırmamak o sevdaların naifliğine imrenmemek elde değil. Sinan Ustanın aşkının vesikasıdır sanki iki caminin de yeri özenle seçilmiştir. Güneşin doğum ve batım yerleri tespit edilerek yapılmış camilerdir. Edirnekapıdaki Mihrimah Sultan Camiini aynı anda görebileceğiniz bir yer tespit edin. Günbatımında elbette yılın sadece bir gününde ki o gün 21 Mart gece ile günün birbirinre eşit olarak kavuştuğu gündür daha enteresanı o gün Mihrimah Sultanın doğum günüdür göreceğiniz muhteşem manzara şudur Edirnekapı Camiinin tek minaresinin arkasından güneş batarken Üsküdardaki caminin minareleri arasından ay doğmaktadır! Bu nasıl bir hesaplama bu nasıl bir estetik anlayışıdır! alıntı
mimar sinan ve mihrimah sultan