AraGüler Fotoğraf Koleks - Ara Güler hızlı kargo, uygun fiyat ayrıcalığı ve taksit seçenekleriyle Eganba.com'dan satın alın! sadsad x. asdasd. Menüyü Kapat. Kategoriler. Anasayfa; Yeniler; Çok Satanlar; Kategoriler; Yayınevleri; Yazarlar; Sepet (0): 0,00 TL Üye Girişi. Üye Ol
Enönemli fotoğraf sanatçımız Ara Güler’in yaşamına tanıklık edebileceğiniz Ara Güler Müzesi'ni bomontiada'da mutlaka ziyaret edin. Detaylar theMagger'da. 159.00 TL Satın al. SUCO DREAMER. DENIM . 119.00 TL Satın al. ÇANTA EARTH WITHOUT ART. GEOMETRIA .
AraGüler Biyografi. 16 Ağustos 1928'de İstanbul'da doğdu. Lisedeyken film stüdyolarında sinemacılığın her dalında çalışırken Muhsin Ertuğrul'un Tiyatro Kurslarına devam etti; çünkü yönetmen veya oyun yazarı olmak istiyordu. 1950'de Yeni İstanbul Gazetesi'nde gazeteciliğe başlarken aynı zamanda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne devam etti.
Duayenfoto muhabiri Ara Güler, 90 yaşında 3 yıl önce aramızdan ayrılmıştı. Birçok fotoğraf sanatçısı ve foto muhabirine ilham veren ve sayısız fotoğrafa imza atan Güler, 17 Ekim 2018'de hayata gözlerini yummuş, eşsiz fotoğraflarıyla da 68 yıl zamanı adeta mühürlemişti. İstanbul'da 16 Ağustos 1928'de doğan Güler
AraGüler´den ıslak imzalı 1/1 fotoğraf; Atatürk naaşının Etnoğrafya Müzesi´nden Anıtkabir´e nakli esnasında Adnan Menderes, Refik Koraltan ve İsmet İnönü, 38x40 cm ürünü sayfasında Ara Güler´den ıslak imzalı 1/1 fotoğraf; Atatürk naaşının Etnoğrafya Müzesi´nden Anıtkabir´e nakli esnasında Adnan Menderes, Refik Koraltan ve İsmet İnönü, 38x40 cm için
DkHVS. İzmir'deki Arkas Sanat Merkezi'nde, corona virüsü salgını nedeniyle ara verilen 'Ara Güler, Merhaba İzmir!' sergisi, yeniden ziyarete açıldı. Randevu alarak sanat merkezine gelen sanat severler, sergideki Ara Güler'in fotoğrafları, yazıları ve kişisel eşyalarından oluşan 700'ün üzerindeki eseri maske ve sosyal mesafe kurallarına uyarak gezebiliyor. Sergide en çok dikkat çeken eserler ise, Güler'in 1950-1980 yılları arasında daha önce sergilenmemiş olan İzmir fotoğrafları oldu. Arkas Sanat Merkezi’nde, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nce AGAVAM Ara Güler Müzesi’nin iş birliğiyle düzenlenen, Ara Güler, Merhaba İzmir!’ sergisi, corona virüsü nedeniyle bir süre ziyarete kapandı. Bu süreçte sergiyi gezmek isteyenler eserleri, sanat merkezinin sitesindeki 3D turla görebildi. Yeni normalleşme sürecine geçilmesiyle, Ara Güler’in 700’ün üzerinde fotoğraf, yazı ve kişisel eşyasının bulunduğu sergi, 1 Temmuz’da sanat severlerin ziyaretine yeniden açıldı. Randevu alınıp, aynı anda en fazla 4 kişinin, 30 dakika süreyle gezebildiği sergiye, ateş ölçümü yapılmadan ve maske takılmadan İlginizi Çekebilir 'Ara Güler Merhaba İzmir!' kapılarını açtı
İstanbul’un, 20. yüzyılın en önemli tanığıdır Ara Güler, tanıklığın ötesinde bir vakanüvistir. Fotoğraf sanatçısı denilmesinden hoşlanmaz. “Ben foto muhabiriyim. Sanat olmasına lüzum yoktur fotoğrafın. Fotoğraf tarihi olaydır. Tarihi zaptediyorsun, bir makinayla tarihi durduruyorsun, dünyanın görsel tarihini yazıyorsun.” der. Ara Güler, eczacı bir baba ve ev kadını bir annenin çocuğu olarak, 1928 yılında İstanbul’da doğmuştur. 1950’de Yeni İstanbul Gazetesi’nde gazeteciliğe başlarken, aynı zamanda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne devam etti. Lise yıllarında ilgilenmeye başladığı sinemaya yönelmiştir. Ara Güler’in ilgilendiği bir alan da sinemadan önce, tiyatro olmuştur. Babası sayesinde tiyatrocu çevresine yakın olan Güler, Muhsin Ertuğrul’dan da tiyatro dersleri almıştır. 1954 1954 1953’te Henri Cartier-Bresson ile tanışarak Paris Magnum Ajansı’na katıldı ve İngiltere’de yayımlanan Photography Annual Antolojisi onu dünyanın en iyi 7 fotoğrafçısından biri olarak tanımladı. Aynı yıl ASMP’ye Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneği tek Türk üye olarak kabul edildi. 1958’de Time-Life, Paris-Match ve Der Stern dergilerinin yakın doğu foto muhabirliği görevlerini üstlendi. Üsküdar, 1954 Bir Kış Gününde Galata Köprüsü, 1955 Ara Güler’e göre, iyi bir fotoğrafçının yalnızca fotoğraf çekmeyi bilmesi yetmez. İyi bir fotoğrafçı adayının, resim sanatından müziğe kadar ilgisinin olması, tiyatrodan anlaması ve siyasi olayları takip etmesi şarttır. Mesleğe ilk başladığında polis, adliye muhabirliğinden spor muhabirliğine kadar farklı muhabirlik alanlarında çalışan Güler, daha sonra uzun soluklu röportajlarını yapmaya başlar. Onun foto-röportajlarındaki ustalığı ve fotoğraf çekme pratiğine bakışı insanlarla kurduğu ilişkiyle farklılaşır. Kahramanmaraş İşçi Çocuklar, 1956 Adana’da Pamuk İşçileri, 1968 Yaşar Kemal “Ben ancak on iki yıl röportaj yapmak için Anadolu’yu dolaştım, Ara tam tamına elli yıl. Ara, yedisinden yetmişine kadar Anadolu insanıyla haşır neşir oldu. Onun işi o insanların fotoğraflarını çekmek, benim işim de onları yazmaktı. Ben Ara kadar talihli ya da inatçı olamadım ve bu dünyanın en zengin topraklarından birine, sevdamı sürdürecek kadar mutluluğa erişemedim. İnsanların erişilmez el hünerlerine, doğaya, tarihin köküne Aracasına uzanamadım… Ara fotoğrafa can vermiştir. Ara Güler’in fotoğrafları büyük bir Anadolu destanıdır.” der. 1956 Haliç, 1956 Memet Baydur “Ara Güler ile İstanbul arasında, beylik deyimle bir aşk ilişkisi görmek mümkündür. Bu ilişki, yalnızca bir aşk ilişkisi değildir, doğup büyüdüğü kente, tutkuyla, kıskançlıkla, öfkeyle, şefkatle, sevdayla, bellekle, yaşanmış her saniyesinin, her ışık huzmesinin üstüne titreyen bir sevgiyle, hiçbir ayrıntıyı göz ardı etmeyen bir dikkatle bakan, İstanbul kenti ile Ara Güler arasındaki ilişkidir söz konusu.” der. Eminönü Yakasında Dolmuş Sandalları İskelesi, 1956 Kalafat Yerinde Gemiciler, Karaköy, 1957 Enis Batur İstanbul’un Son Şairi Ara Güler adlı kitabında “Bundandır, hayatı dondurmuş hangi karesine, enstantanesine dokunursanız dokunun, birdenbire harekete geçecek duygusunu insana aşılar. Şu vapur bacasından duman tütmeye koyulacak, şu köyünden bir daha dönmemek üzere Sirkeci’ye ilk adımını atmış köylü yürüyüşünü sürdürecek, kahve kokusu burnunuza gelecek, Boğaz’ın bir akıntısı alıp sizi karşı kıyıya atacaktır.” yazar. Eski Galata Köprüsü’nden Vapurları Seyreden Taşralılar, 1956 Ara Güler’in durduğu yer ve gördüğü şeyin farklılığı, fotoğraflarında şiirsel bir anlatım kurmasıyla da dikkat çekmektedir. Güler’in İstanbul fotoğraflarının yer aldığı iki kitabı bulunmaktadır. 1994’te yayımlanan siyah-beyaz fotoğraflardan oluşan Eski İstanbul Anıları, 1995’te yayımlanan renkli fotoğraflardan oluşan Yitirilmiş Renkler’dir. Haliç, 1957 İstanbul, 1959 Onat Kutlar “Ara Güler’in çektiği bir insan portresine baktığımızda gördüğümüz şey, bize Ara Güler’in öznelliğinden süzülerek gelen o insanın kendisi değil, o insanın kendisinden süzülerek gelen Ara Güler’dir.” der. Gündelik hayatın bir mücadele ve yoksulluğun izlerini taşıyan fotoğraflarının yanı sıra Ara Güler, gündelik hayatın boş zaman içerisinde kahvehanelerin dışında meyhane, lokanta, taverna, gazino gibi eğlence mekanlarını görüntülemiştir. Özellikle bu mekanlarda bulunan insanlara baktığımızda, dönemin insan tipolojisi hakkında bilgi edinmek mümkün gözükmektedir. Haliç’te Günbatımı, 1964 Eyüp, 1976 “Bugün artık fotoğrafçılar, para kazanmak için bu işi yapıyorlar. İnsanları sevmiyorlar. İnsanlara birer obje olarak bakıyorlar. Ben onlarla oturuyorum, konuşuyorum, konuşurken halini anlamaya çalışıyorum, içlerinde olup fotoğraflarını çekiyorum. Ama onlar uzaktan tele-objektiflerle falan çalışırlar. Yaşamıyorlar. Sarhoşla sarhoş olmuyorlar.” Eyüp Sultan Camii Avlusu, 1958 Taşlıtarla’da Akü Fabrikasında Çalışan Kadınlar, 1959 Mezarlıklar, Güler’in fotoğraflarında sıklıkla karşımıza çıkan mekanlar arasındadır. Ancak ön planda olan, gündelik hayat içerisinde insanların, diğer mekanlarla kurduğu ilişkiden farksız bir biçimde mezarlıkları kullanmasıdır. Dolayısıyla, hayat ve ölüm ikiliği Güler’in özellikle mezarlık fotoğraflarında öne çıkan bir özelliktir. Öyle ki, İstanbul’da mezarlıklar çoğu zaman bir evin bahçesinde karşılaşılan bir öğe olmasının yanı sıra çocukların da oyun oynadığı yerlere dönüşmüştür. Ayvansaray, 1964 Üsküdar, 1960 Kültürel zenginliği, sanatsal, ekonomik, stratejik önemiyle de her zaman dikkatle izlenen bu dev metropolün, böylesi renkli yaşamı ve sosyo-kültürel yanlarını kendi penceresinden, tarihe ışık tutan kareler ile bizlere aktaran, nesiller boyu unutulmayan, unutulmayacak hikayeler yazmıştır Ara Güler. İstanbul’u en iyi resimleyen fotoğrafçı Ara Güler’in masala dönüşen fotoğraflarında, görmezden gelinen, hep bir bekleyiş içinde olan belirsizliği, belgesel ve aynı zamanda gerçeküstü bir dille anlatmasıdır. Çelik İşçileri Çay Molasında, Saat İşe Dönecekleri Zamanı Gösteriyor, 1970 Tophane’de Meyhane, 1959 “İnsan olmadığı zaman hayat olmaz. Onun için benim fotoğraflarımda hep insan vardır… İnsan sevgisini kaybetmişse hiçbir şeyin önemi yoktur aslında. En mühim şey insan sevgisidir. Her şey buna bağlıdır. İnsan sevgisi oldukça fotoğraf da gelişecektir. Çünkü her şey, fotoğraf da insan içindir. Sevgisiz insan, insansız da fotoğraf olmaz.” Büyükdere’de Bir Balıkçı ve Evi, 1962 Beyoğlu’nda Saz, 1962 Ara Güler’in fotoğrafçılığı, 1960’larda uluslararası alanda da tanınmaya başlamıştır. 1961’de İngiltere’de yayımlanan Photography Annual Antolojisi’nde, dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak gösterilen Güler “Bir patlama olduğunda olay yerine doğru koşan kişi foto muhabiridir, oradan kaçan ise fotoğrafçı.” der. Ara Usta şüphesiz olayların üstüne üstüne giden, polemikten kaçınmayan ve sözünü esirgemeyen cesur bir foto muhabiridir. Karlı Bir Kış Günü Galatasaray, 1960 Kaynak Fotoğraf ve Temsil Ara Güler’in İstanbul’a Bakışı, İstanbul’un Son Şairi Ara Güler, Anılarımdaki İstanbul
İçeriğe geç Sophia Loren’den Ressam Salvador Dali’ye kadar dünyanın pek çok ünlü simasını kadrajına alan dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Ara Güler’i kaybettik. Özellikle İstanbul fotoğrafları ile bir dönemi belgeleyen, bir asıra yakın ömründe, Federico Fellini’den Dustin Hoffman’a kadar pek çok Hollywood ve Avrupa starını, yönetmenini, oyuncusunu, dönemin ünlü devlet adamlarını ve sansasyonel simalarını fotoğraflayan; savaş fotoğrafları ile tüm dünyaca tanınan Robert Capa gibi efsanelerin yer aldığı ünlü fotoğraf oluşumu Magnum’un üyeleri arasında bulunan Ara Güler, 17 Ekim 2018 Çarşamba günü, 90 yaşında hayatını kaybetti. Sophia Loren Fotoğraf Ara Güler Maria Callas Fotoğraf Ara Güler Dönemin İngiliz devlet adamı Winston Churchill… Fotoğraf Ara Güler Kübist Ressam Picasso Fotoğraf Ara Güler Dustin Hoffman Fotoğraf Ara Güler “Fotoğraf sadece bir araç değil, algılama biçiminin bir parçasıdır.” – John Berger Fotoğraf Ara Güler Yazı dolaşımı
Türkiye’de, fotoğraf denilince herkesin aklına gelen isim Ara Güler’in yaşamına ve sanatına tanıklık edebileceğiniz Ara Güler Müzesi, geçtiğimiz Ağustos ayının 16’sında bomontiada’da açıldı. Müzenin açılış tarihi olan 16 Ağustos’u özel kılan bir diğer neden ise Ara Güler’in doğum günü olması. 16 Ağustos 1928 yılında Beyoğlu’nda dünyaya gelen sanatçının asıl adı Aram Güleryan. Fotoğrafçılığa lise yıllarında babasının aldığı 35 mm’lik fotoğraf makinesiyle Yeni İstanbul Gazetesi için foto-muhabirlik yaparak adım atmış. Muhsin Ertuğrul’dan tiyatro dersleri alan ve sinemacılığın her türlü alanında çalışmış olan sanatçı, fotoğrafçılık alanında dünya çapında ün kazanmış ve Türkiye’nin bu alandaki en önemli temsilcisi. – Bu yazıyı yayınlama aşamasında Ara Güler’i kaybettiğimizi öğrendik. Çok üzgünüz. Başımız sağolsun. 17 Ekim 2018 – Ara Güler Müzenin ilk sergisi Islık Çalan Adam sergisinin küratörlüğünü Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi AGAVAM müdürü Umut Sülün ve Karşılaşmalar kurucu ortağı Sevim Sancaktar üstleniyor. 2 yıldır üzerinde çalışılan ve hala da çalışmaların devam ettiği Ara Güler’in 70 yıllık arşivinin derlenmesiyle oluşturulan sergi 15 Kasım’a kadar ziyarete açık. Müzede Islık Çalan Adam başlığı altında, Ara Güler’e ait fotoğrafları, Ara Güler’in fotoğrafları, fotoğraf makineleri, hikayeleri, videoları, kitap maketleri, aldığı notlar ve belgesel filmi sergileniyor… Biz de müzenin açılmasının ardından özel bir rehberli turla müzeyi ziyaret etme fırsatı bulduk. Serginin küratörlerinden olan Umut Sülün’ün anlatımıyla hem sergiyi hem de arşiv çalışmalarının yapıldığı alanı gezdik. Arşiv alanı herkesin ziyaretine açık değil. Titizlikle çalışılarak dijitale aktarılan ve kayıtları en ince detayına kadar tutulan fotoğraflar sonrasında özel koruması olan depolarda, ısı, nem, ışık gibi faktörlerden etkilenmeyecek şekilde ve her türlü afete karşı hazırlıklı olan bir alanda muhafaza ediliyor. Ara Güler Müzesi Toplam 10 bölümden oluşan serginin içerisinde Ara Güler’in yaşamından parçaları ve çok yönlü sanatçı kimliğinin izlerini görebileceksiniz. Fotoğraf sergisi olmasının yanı sıra sergide çok fazla yazılı belge yer aldığı için detaylı bir gezi için ziyaret edeceğiniz vakti biraz fazla tutabilirsiniz. Babil’den Sonra Yaşayacağız adlı serginin ilk bölümü, Ara Güler’in lise yıllarında Ermenice yazmaya başladığı öykü kitabının adını almıştır ve bu öyküye ait tuttuğu ilk defteri de sergisinin bu kısmında görebilirsiniz. Babil’den Sonra Yaşayacağız adlı kitabı Ermenice, Türkçe ve İngilizce olarak kitapçılarda bulabilirsiniz. Serginin “ARA” adlı bölümünde babasının doğduğu köye ziyaretini anlatan bir hikaye anlatılmaktadır. Aynı bölümde evlerinden çıkan fotoğraflardan seçkiler ve fotoğrafların arkasına yazılan notlar sergileniyor. Siyasi tarih ve sanat tarihinden birçok iz olan sergide Bülent Ecevit’in miting fotoğraflarından edebiyatımızın ünlü isimlerinden Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın fotoğrafına, dünyaca ünlü ressamlar Salvador Dali ve Pablo Picasso’ya kadar birçok ünlü ismin fotoğraflarını bulabilirsiniz. İstanbul’un tarihine dair fotoğrafların da yer aldığı sergide 6-7 Eylül Olayları’nın en çarpıcı anlarına tanıklık edeceksiniz. Ara Güler Müzesi Serginin Çığlık adlı bölümünde Ara Güler’in “Ben keşfettim.” dediği Aphrodisias Antik Kenti’ni, Nuh’un Gemisi’nin izlerini, Kumkapı Balıkçıları Röportajları ile Birinci Dünya Savaşı’na girmemize neden olan Yavuz Zırhlısı’nın sökülme hikayesini anlattığı Kahramanın Sonu adlı belgeselini görebilirsiniz. Islık Çalan Adam sergisinin ardından Ara Güler Müzesi yenilenen sergileriyle de ziyaretçilere açık olacak. Pazartesi günü hariç her gün hafta içi 1000’da, hafta sonu 1200’den itibaren açılan müzeyi 1800’e kadar ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz. Ara Güler Müzesi Instagram – Konum Ara Güler Müzesi Adres Merkez Mah. Silahşör Cad. Birahane Sok. Tarihi Bomonti Bira Fabrikası No1 Şişli/İstanbul İlginizi çekebilir Buse Altaş’tan The Eye of İstanbul Bir Ara Güler Belgeseli
Ünlü fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in 1950’li yıllarda karanlık odada kendi eliyle bastığı ve bugüne kadar yayımlanmamış vintage baskıların bulunduğu 110 fotoğrafın yer alacağı sergi, 22 Kasım’da Güney Kore’nin başkenti Seul’de açılacak. 86 yaşındaki usta fotoğrafçı Güler, 16 Ekim’de Berlin’de açılan “İstanbul’un Gözü Retrospektif 1950-2005” sergisinin yoğun ilgi görmesi konusunda, “Çektiğim fotoğrafların dünya tarafından ilgi görmesi hoşuma gidiyor. Onlar istiyor, başkaları istiyor, dünyanın her yerinden istiyorlar. Bu durum ülke için de güzel” dedi. Berlin’de 200 fotoğrafının yer aldığı sergiyi günde 2 bine yakın kişinin ziyaret ettiğini aktaran Güler, Seul’de açılacak serginin tüm hazırlıklarının tamamlandığını anlattı. Güler, sergilenecek eserlerin, etkinliği düzenleyenler tarafından Ara Güler Müzesi’nden seçildiğini kaydederek, bu sergide ayrıca daha önce hiç yayımlanmamış vintage baskıların yer alacağını söyledi. Vintage baskıların, çekildikten sonra 1-2 ay içerisinde basılan fotoğraflar olduğunu belirten Güler, bunların büyük kıymet taşıdığını vurguladı. “Bu adamlar vintage baskının ne kadar değerli olduğunu biliyor. Müzede bütün duvarlar boşaldı neredeyse. Vintage kalmadı. İnşallah satılmaz” diyen Güler, sergilenecek fotoğrafların 1950’liler başta olmak üzere çok farklı yıllara ait olduğunu dile getirdi. “Bugün sen İstanbul’u benim kitaplarımdan öğreniyorsun” Sergi açılışına gidemeyeceğini, Seul’un çok uzak olduğunu belirten Güler, “Kendi fotoğrafımı göreceğim diye 16 saat havada gidemem. Yaş olmuş 86” dedi. Güler, dünyanın her yerinden kendisine ve sanatına büyük saygı duyulduğunun hatırlatılması üzerine de şunları söyledi “İyi ki var. Demek ki bir işe yarıyoruz. Adamların işine geliyoruz. Dünyanın çok farklı yerlerine giderek, çok farklı yer görmüş ve kayda geçirmişim. Fotoğraf makinesi çok güzel bir kayıt makinesidir ve bütün bir devri öteki devre taşır. 20. asırda çekilen fotoğraflar bir asır sonra tarih olur. Bizler aslında hiçbir şey değiliz’ gibi görülürüz ama aslında en mühim şeyi yapıyoruz. Yaşayan hayatı kaydedip öteki devre taşıyoruz. Bunları bilmeyenler orada öğreniyor. Bugün sen İstanbul’u benim kitaplarımdan öğreniyorsun. Biz İstanbul’u çekmeye başladığımız zaman İstanbul zaten bitmişti, ölmüştü. Büyük bir kadavranın ve kokmak üzere olan bir leşin üzerinde İstanbul diye yaşıyoruz.” “Şimdiki fotoğrafçılar eğitimli değil” Yeni fotoğrafçıların dünyada eskileri kadar tanınmış olmadığı şeklinde değerlendirme yapılması üzerine Güler, “Eğitimleri yetmiyor. Neyin ne olduğunun farkında değiller. Fotoğrafı manzara diye çekiyorlar. Manzara başka, fotoğraf başka. Şimdi bizlerin dışında kalan herifler aslında fotoğraf çekmiyor bana kalırsa instagram çekiyor. Fotoğraf çektiğini zannediyor, aslında güneş batması, manzara gibi tabiat olaylarını çekiyor. Zaten dünyanın her yerinde tabiat olayı var. Güneş her yerde batıyor” diye konuştu. “Biz, manzara fotoğrafçısı değil, yaşamı gösteren fotoğrafçıyız. Fotoğraflarımda bir anlam, mana var. Jüri üyesi olduğum bir yarışmada bakıyorum herkes güneşin batışını fotoğraflamaya çalışıyor. Güneşin doğuşunu Hazreti İsa da görmüştü, Hazreti Musa da” diyen Güler, fotoğrafçıların eğitimlerine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini dile getirdi. Güler, bundan sonraki planlarının sorulması üzerine, “Dünyanın her yerinden sergi ve başka etkinlikler için talepler var. Bazılarına cevap bile veremiyoruz. Beni sergi için Amerika’ya çağırıyorlar. Al götür, orada sergile sonra geri getir. Ben Amerika’ya 10 bin defa gitmişim, ne yapayım Amerika’da?” dedi. Yaptıkları işin kayıtlarını bırakmak istediğini ve bu konuda dokümantasyon hazırlandığını kaydeden Güler, bugüne kadar 56 kitabı bulunduğunu, bunun büyük bir rakam olduğunu söyledi. Ara Güler’in, aralarında 1950’li yıllarda karanlık odada kendi eliyle bastığı, bugüne kadar yayımlanmamış vintage baskıların bulunduğu 110 fotoğrafının yer aldığı ve küratörlüğünü Hasan Şenyüksel’in üstlendiği sergi, 22 Kasım’da Seul’de izlenime sunulacak.
ara güler fotoğrafları satın al