busoruyu sorduğumda öteki kadınların biraz mahçup, yarı mütebessim verdikleri --Haftada bir gün, haftada iki, üç gün,-- gibi cevapların anlamını farkettim. Ayrıca, uğradığımız köyleri, bizden önce, doğum kontrolüne ilişkin araştırma yapan bir ekibin dolaşmış olduğunu da sonradan öğrendim. Aradan bir süre geçti. Ey insanlar, takat getireceğiniz işleri yapın. Zira siz (dua etmekten) usanmadıkça Allah da sevap yazmaktan usanmaz. Allah'a en hoş gelen amel, az da olsa devamlı olanıdır." Ravi der ki: Muhammed (sav)'ın ailesi bir iş yapınca onu sabit kılardı (artık terketmez devamlı yapardı). Buhari'nin Ebu Hüreyre (ra)'den yaptığı bir 9 Bu duraktan sonra bir durak var. O durakta iniyorum. ı O. Bu 21 ~ grubun konserlerini daha önce de izledi m. O konserler bu kadar kalabalık değildi. ll . Sirndi çocuklar her şeyi biliyor. Onlar çok Ad (+Ekl ben Ornekler Ek Murat da burada, Ahmet de. de/ do Murat biliyor Ben de geliyorum. Biliyor da söylemiyor. sabah Sebeh-te-f Bu sayede insanlar, kendilerini ilgilendiren ürün ve hizmetlerin fiyatları ve kalitesi hakkında iyi bilgi sahibi oldukları için müşteri olarak daha güvenli hareket edeceklerdir. İnsanlar önümüzdeki 20-30 yıl boyunca kitap, gazete ve dergi gibi geleneksel basılı medyayı kullanmaya devam edecek. 1. Kutsal öğretmenlik mesleğinin en zor tarafı, sınıf yönetimidir. Öğretmen merkezli eğitimde sınıfta disiplini ve sessizliği sağu0002lama “sınıf yönetimi” olarak algılanıyordu. Eğer bir sınıfta öğretmen anlatıyor, öğrenciler de sessizce dinliyorsa öğretmen sınıf yönetiminde başarılı sayılırdı. 8tgKsX. Erkan Doruk 3 Ekim 2018 Teknolojik gelişmelerin hayallerimizden hızlı ilerlediği bir dönemdeyiz, hayal ettiğimiz çoğu şey bir anda karşımıza çıkabiliyor. Bazen “şöyle bir şey olsa ne kadar güzel/faydalı/işlevsel olur” diye düşünürken ertesi gün o şeyin zaten icat edilmiş olduğunu görüyorsunuz. Mesela hem normal havada hem de soğuk havalarda giyebileceğiniz bir ceket olsa ya da üzerinden geçerken arabayı sarsmayan hız tümsekleri yapılsa… İşte bunların hepsi zaten var, sadece siz henüz görmemişsiniz. Biacaip sizler için “keşke olsa” diyeceğiniz, ama zaten var olan gelecekten kopup gelen 23 icadı buldu. 1. Xiaomi tarafından üretilen her mevsime uygun mont. 50 dereceye kadar sıcaklıklara dayanan bu mont kış ayları için de son derece ideal. Ayrıca klasik kabanlar gibi 10 kilo değil, taşıması son derece kolay ve hafif. 2. Gözü cep telefonunda olan insanlar için yere monte edilen trafik ışıkları. Kafanız öne eğik yürürken de karşıya geçip geçemeyeceğinizi görmeniz mümkün olabiliyor. 3. Dahili şarj ünitesi bulunan kanepe. Sanırız bu şarj ünitelerinin yavaş yavaş evdeki tüm eşyalarda dahili bir parça olarak sunulması gerekecek. Kanepe ile başlanmış. 4. Suyu süzülsün diye beklemeye son, kapalı mekanlara girerken ıslak şemsiyenizi bu kurutucudan geçirip kurutmanız mümkün. Ne gereği var diye düşünmeyin, zamandan tasarruf sağladığı gibi yere damlayan suların oluşturduğu hasarları, temizlik maliyetlerini, kayıp düşme gibi kazaları, vs. önlüyor. Basit ve gereksiz gibi görünse de aslında son derece faydalı bir icat. 5. Çift taraflı ekran. Belki henüz tam olarak nasıl istifade edeceğimizi bilemeyebiliriz, ancak sadece TV olarak düşünmemek lazım. Tıp, oyun sektörü, iş yaşamı gibi pek çok alanda kullanışlı olabilecek bir icat. 6. Güneş ışığında renk değiştiren botlar. Düşünsenize bir ayakkabının 3-4 rengine, tek ayakkabı fiyatına sahip olabilirsiniz. 7. Robot saksı. Bitkinin olabilecek en iyi şekilde gelişmesi için gayret gösteren bir arkadaş, bir nevi yeni nesil evcil hayvan. Işığın geldiği yöne göre hareket ediyor, bitkinin suya ihtiyacı olduğunda “suya ihtiyacım var” dansı yapıyor. 8. Dahili kahve makinesi bulunan oyun PC’si. Artık gece boyu ayık bir şekilde oyun oynamak mümkün! Bunu ofis bilgisayarları için de yaptığınızı düşünsenize, kahve almak için mutfağa gitmeye gerek yok, bilgisayarından doldur iç, sıcacık. 9. Kapandığında şeffaflaşan TV. Duvarınızda simsiyah kocaman bir dikdörtgen yok. Onun yerine bulunduğu ortam ile bütünleşen, estetik bir TV ünitesi var. 10. USB portu bulunan piller. Artık pilleriniz için ayriyeten bir şarj cihazı edinmenize gerek yok, çünkü bu pilleri üzerilerindeki USB portu sayesinde şarj etmek mümkün. 11. Daha aza yer kaplayan yangın asansörleri. Yangın merdivenleri gibi döne döne inmiyor, iki veya üç sıra halinde balkon alanını kullanarak insanları tahliye ediyor. Hem çok daha hızlı hem çok daha az yer kaplıyor hem de çok daha güvenli. 12. Çok basit, limonu sıkarken çekirdekleri yemeğinize düşmesin diye icat edilmiş limon filesi. Bu ne ya, böyle icat mı olur? Diye düşünmeyin, icat dediğiniz illaki teknolojik, elektronik bir şeyler olmak zorunda değil. İnsanın önemli bir sorununa derman olan bu file listede yer almayı en çok hak edenlerden. 13. Havalimanının bekleme alanındaki kaydırak. Havalimanında beklemek zorunda kaldıysanız, hele hele yanınızda sıkılan çocuklar varsa bu icadın kıymetini daha iyi anlarsınız. 14. Araç kapısı koruyucu. Derhal tüm araçlarda zorunlu hale getirilmesi gereken harika bir icat. Arabanın kapısını açtığınızda çıkarak kapı kenarlarını korumaya alıyor. Böylece başka araçlara, duvara, vs. çarpsanız dahi ne sizin kapınız ne de başka araçların boyası zarar görmüyor. 15. Açılır kapanır trafik levhası. Trafik levhaları çok pahalı şeyler, öyle ufak tefek göründüklerine bakmayın. O halde çeşitli şekillerde kullanımı mümkün olsa harika olmaz mı? Bak işte burada olmuş, lazımken aç, işin bitince kapat nefis. 16. Newton sıvısı dolu hız tümseği. Bu ne şimdi diyebilirsiniz, bu harika bir icat. Bu hız tümseğinden hız sınırının altında biz hızla geçerseniz tümsek sıvı dolu gibi davranıyor, yani geçtiğinizi hissetmiyorsunuz bile. Ancak hız sınırının üstünde bir hızla girerseniz tümsek sertleşiyor ve gerçek bir hız tümseği oluyor. 17. Tuvaletli tabure. Bu da ne demek derseniz, Japonya’da asansörlerde normal zamanlarda tabure olarak kullanabileceğiniz bu şey, asansörde kalmanız durumunda bir tuvalet oluyor. Bu Japonlar ne acayip insanlar ya, bunu bile düşünmüşler. 18. Çok meşgul insanlar için 3’üncü kol. Size çok gereksiz gibi görünebilir, ancak iki elini de kullanarak yoğun bir şekilde çalışmak zorunda kalan insanlar için, engelli kişiler için faydalı bir icat. Düşünsene bir yandan batak oynuyorsun, o sırada bu oraleti ağzına getiriyor… 19. Yazın serin, kışın sıcak tutan mont. Bu Grafen Mont yeni bir malzemeden imal ediliyor, klima gibi ama değil öyle düşünün. 20. Sadece ileri değil yana doğru da hareket eden otomobil lastikleri. Paralel park etme konusunda sıkıntı yaşayanlar için ideal. Ayrıca çok dar, tek araçlık yerlere girmek ve buralardan çıkmak için de birebir. 21. Teleskopik lensler. Teleskopik büyütme özelliğine sahip, görüş keskinliğini üç kat arttıran bu lenslerle Ay yüzeyini görmek mümkün. Kullanım alanlarını hayal etmeye çalışın, resmen bir süper kahraman ekipmanı. 22. Yönü değiştirilebilen koltuklar. Arkadaşlarınızla karşılıklı oturup uzun yolculukları keyifli hale getirmek için icat edilmiş. Ters gidemem ben diyorsanız, değiştirin yönünü olsun bitsin. 23. Yutulabilen dijital endoskopi kamerası. Artık çubuk sokmalı endoskopi uygulamalarına son. Bunu yutuyorsunuz, bağırsağa indikten sonra içindeki kamera vasıtasıyla doktor her bir şeyi inceleyebiliyor. Haberler > İslam Dünyası Tarafından İnsanlara Armağan Edilen 15 İcat ve Keşif - 1542 - 2003 1. Karanlık Oda ve Gözün Özellikleri Dünyada ilk kez ışığın göz içine girerek kırılması sonucunda dünyayı gördüğünü keşfeden 10. yüzyılda yaşamış bir Müslüman alim olan İbn Heysem'di. Karanlık odayı ve ışık oyunlarıyla görüntü elde etmeyi ilk olarak İbn Heysem delikten gelen güneş ışığının, dışarıdaki görüntüyü karşı duvara ters biçimde yansıttığını keşfeden matematikçi İbn Heysem’in mucidi olduğu camera obscura’ karanlık oda, bugünkü kameraların atası ünlü kitabında gözün yapısı, yanılsama, serap olayı, perspektif, ışığın kırılması ve fotoğraf makinesinin atası olan 'karanlık oda'dan söz etmekte ve böyle bir delikli kamera ile ters görüntü elde edileceğini belirtmektedir. 2. Satranç 2000'li yıllarda satrancın oynandığına dair bulgular Mısır'daki piramitlerin kabartmalarında açıkça görülebiliyor. Satranç, 6. yüzyılda Hindistan'da ortaya çıktı. Fakat satrancın bugün oynanan formu ilk kez İran'da geliştirildi ve 10. yüzyıla gelindiğinde tüm Asya'ya, Ortadoğu'da bilinen satranç Avrupa'ya Emeviler aracılığıyla ilk defa İspanyollara tanıtıldı. 3. Uçmak Tarihî kaynaklar Endülüslü Abbas Kasım İbn Firnas'ın da uzun çalışmalar sonunda yeni bir keşifte bulunup bir cihaz yaptığını, üzerine kumaş geçirip kanat yerine büyük kuş kanatları taktığını ve bu âleti çalıştırarak havalanıp uçtuğunu kaydeder. Üstelik havada uzun süre kuşlar gibi süzüldüğünü, daha sonra da yavaşça yere indiğini söyler. İbn-i Firnas'ın bu başarısı Batı'da uçak yapıp uçmayı başaran Wright Kardeşler'den 1023 yıl öncesine rastlamaktadır. 4. Sabun Haçlı Seferlerindeki Hıristiyan askerleri gören Müslümanları dehşete düşüren şey onların saldırganlığı değil Avrupalıların çok nadir banyo yapmaları ve vücutlarının çok kötü kokmasıydı. Eski Mısır'da da sabun vardı ancak Araplar bitki yağlarını karıştırarak modern anlamdaki sabunu oluşturdu. Şampuan da bir Arap icadıdır. Şampuan ilk kez İngiltere'ye 1759'da gelmiştir. 5. Sıvılaşma, Rafine ve Kristalize Yöntemleri Sıvıları dağişik kaynama noktalarına göre birbirinden ayırma da ilk kez Müslüman bilim insanı Jabir ibni Hayyan tarafından bulundu. Nitrik asit, Hidrojen klorür ve Sülfürik asit'in rafine ve kristalize yöntemlerini bulduğu Kral Suyu'nu icat ettiği ve Sitrik asit, Asetik asit, Tartarik asiti keşfettiği düşünülmektedir. 'İmbik' geliştirmiş ve kendisinin ortaya attığı 'Baz' kavramıyla Kimya'nın gelişmesine katkıda bulunmuştur. Eserlerinden 12. yüzyılında Latince'ye çevrilmiş olan Kitab al-Kimya adlı eseri, Simya ve Kimya kelimelerinin kökeni olmuştur. 6. Mil Sistemi Düz hareketi döner harekete çeviren mil sistemi de ilk kez bir İslam bilgili olan El Ciziri tarafından geliştirilmiş ve içten ateşli motorun icadına kadar tüm dünyadaki mekanik cihazların temel presibini oluşturmuştu. Sibernetiğin ilk adımlarını attığı ve ilk robotu yapıp çalıştırdığı kabul edilen Ebû’l İz El Cezeri'nin Leonardo da Vinci´ye ilham kaynağı olduğu düşünülür. 7. Kahve Kahve ağacının ilk bulunduğu yer olan Habeşistan'ın Kaffa yöresinin Arapça karşılığı 'qahwah ' dır. Araplar bugün bilinen kahveyi henüz tanımıyorken kelime keyif veren içki, şarap anlamında kullanmaktaydı. Bugünkü anlamını 14. yüzyılda kazanmaya başlamıştır. Bu Türkçe'de 'kahve'ye dönüşmüş, buradan da Avrupa'da café, caffe, koffie, coffee, koffie, Kaffee şekline gelmiştir. İngiltere'ye kahveyi götüren ilk kişi ise yine İngiltere'nin Lombard Caddesi'nde 1652'de ilk defa kahvehane açan Pasqua Rosée tahmini çeviri Paşa Rıza isimli bir Türk. 8. Kubbe ve Kemer Kubbe ve kemer şeklindeki yapılar İslam mimarisinin ürünüdür. Avrupa'nın bir çok yerinde bulunan gotik katedrallerin kemerleri tamamıyla İslam mimarisinden esinlenilerek yapılmıştır. Özellikle kubbe mimarisi konusundaki teknikler Avrupa'ya İslam bilginleri aracılığıyla taşınmıştır. Ayrıca İngiltere Kralı V Henry'nin sarayının mimarı da bir Müslümandı. 9. Cerrahi Aletler Dünyada bugün kullanılan cerrahi aletlerin tümünün nihai dizaynları Endülüs Emevilerinden El Zehravi'ye aittir. Neşter, kemik testereleri, göz ameliyatı makaslarının da aralarında bulunduğu 200 cerrahi alet modern tıpta da hala kullanılır. Hayvan bağırsaklarından yaptığı iplikle attığı dikişlerin kendi kendine kaybolduğunu da Zehravi keşfetmiş ve yine hayvan bağırsaklarından ilk kapsülü yapmıştır. 10. Yel Değirmeni Yel değirmenlerinin ilk olarak nerede kullanıldıklarına dair kaynaklarda çeşitli açıklamalar bulunsa da, yazılı belgelerde ilk yel değirmenlerine, 644 yılında İran-Afganistan sınırındaki Seistan’da rastlanılır. Bu tarihten sonra Çin’de pirinç tarlalarının sulanmasında yel değirmenlerinden faydalanıldığı bilinmektedir. Yaygın görüşe göre; yel değirmenleri Avrupa’ya Haçlı Seferleri sonrasında, 12. yüzyılda Çağ Avrupa’sında, su veya rüzgar gücü dişli çarklarla iş gücüne dönüştürülür,bu da bilinen tahıl öğütme işinin yanı sıra bitkisel yağ üretimi, kumaş çırpma, deri işleme ve kağıt çırpma gibi işlerde kullanılır. Yani, Endüstri Devrimi’nden önce, Avrupa’nın ilk fabrikaları su değirmenleridir. 11. Aşı Bilinenin aksine ilk aşı da İslam dünyasında geliştirildi. Çiçek aşısının Avrupa'da kullanılmasından 50 yıl önce Osmanlı'daki çocuklar Çiçek hastalığına karşı aşılanıyordu. Buna tanık olan dönemin İngiltere elçisinin karısı Lady Montagu, aynı yöntemin ülkesinde de uygulanması için kampanya yürüttü, ancak hem kiliseden hem de bilim adamlarından tepki gördü. 12. Algoritma ve Trigonometri Algoritma sözcüğü, Özbekistan'ın Harezm, bugünkü Türkmenistan'ın Khiva kentinde doğmuş olan Ebu Abdullah Muhammed İbn Musa el Harezmi'den kaynaklanır. Bu alim 9. yüzyılda cebir alanındaki algoritmik çalışmalarını kitaba dökerek matematiğe çok büyük bir katkı sözcüğü de Harezmi'nin 'El’Kitab’ül-Muhtasar fi Hısab’il Cebri ve’l-Mukabele” Cebir ve Denklem Hesabı Üzerine Özet Kitap adlı eserinden gelmektedir. Bu eser aynı zamanda doğu ve batının ilk müstakil cebir kitabı olma özelliğini taşımaktadır. 13. Güneş Yılı Hesaplaması Battani'nin astronomideki en çok bilinen başarılarından biri güneş yılını 365 gün, 5 saat, 46 dakika ve 24 saniye olarak ölçmüş Zij adı verilen çalışması Johannes Kepler, Tycho Brahe gibi Avrupalı astronomlar üzerinde büyük bir etki yaratmıştır. Nicolaus Copernicus, Zij üç defa Latince'ye çevrilmesine rağmen, Ondan yaklaşık 700 yıl önce yaşamış Battani ne yazdıysa, eserlerinde tekrar dünya, Battani'ye bilim dünyasına katkılarından dolayı hürmetini, saygısını göstermiş ve Ay'daki bir bölgeye Albategnius olarak ismini Battani, matematikte trigonometride günümüzde hala kullanılan formüller üretmiştir. 14. Dünya'nın Döndüğü ve Trigonometri Dünya'nın döndüğünü ilk bulan Ümit Burnu, Amerika ve Japonya'nın varlığından bahseden ilk bilim adamı Birûni'dir. Birûni Amerika kıtasının varlığını Kristof Colomb’un keşfinden 500 sene önce bildirmiştir. Matematik, Jeoloji, Coğrafya, Tıp, Felsefe, Fizik, Astronomi gibi dallarda eserler yazmıştır. Birûni’nin trigonometriyi kullanarak bir dağın yüksekliğini ölçtüğü, sonra da yükseltisini bildiği bu noktadan ufuk alçalması açısının ölçülmesi yoluyla meridyen yayı uzunluğunu hesaplaması da geometri açısından önemli bir çalışmasıdır. Meridyen yayı uzunluğunun ilk kez Bîrûnî tarafından bu yöntemle bulunması yaygın bir kanıdır. 15. Gelgit Ebu Ma'şer, Lâtince'ye tercüme edilmiş eserlerinin arasında en meşhur olan 'Kitab'ül Medhal ile tlm-i Ahkâm ün Nücum' adlı kitabında, bunu bir astronomi temellere dayalı birçok astrolojik teorileri ortaya atar. Ebu Ma'şer'in, ilim dünyası tarafından tanınmasını sağlayan en önemli çalışması, dünyamızda her 12 saat 25 dakikada bir meydana gelen, her gün bir önceki günden 50 dakika daha geç tekrarlanan, Ay'ın Dünya'nın çevresinde dönmesi nedeni ile oluşan, deniz sularının kabarıp çekilmesi gel-git konusunda yaptığı astronomik temellere dayalı astrolojik açıklamalardır. İlim tarihi araştırmacılarından olan Prof. Dr. Philip Ebu Ma'şer için, 'gel-git olayının prensip ve kanunlarını Avrupa'ya öğreten, bu konudaki teoriyi ilk defa ortaya atan kişi' diye yazar. 28 Ocak 2008 0013 KaMgA Kapalı ben b ihtimalle tam fonksiyonlu mutfak robotu yapardım...yemek yapıp masa kuracak bide bulaşık yıkayacak o kadar 28 Ocak 2008 0015 Aurora Kapalı sürer sürmez kuruyan oce. 28 Ocak 2008 0459 aliberan Memur ışınlamayı ıcat etsin artık biri ya... 28 Ocak 2008 2240 hicran-ı aşk Daire Başkanı camlarını yagmurlu havada kendılıgınden kurulayan gözlukbıktım artık yaa yagmurda yüürmeyı cok sevıyorum ama gözlukle olmuyorrrrrr 28 Ocak 2008 2249 billythekid Kapalı bakkaldan ekmek alıp gelen robot çocuk yapardım omo reklamlarındaki gibi ama ıslandıkça koşturmayan cinsten 28 Ocak 2008 2256 eNyAKıŞıKLıÖğReTMeN Aday Memur ehehe ben geldimm. 28 Ocak 2008 2331 KaMgA Kapalı iyilik/kötülük tartısına ihityaç var ama ben yapamam bu ikisi arasında tarafsız olamam çünkü... 28 Ocak 2008 2340 güzelcapon Kapalı şööyyle bi görünmes olsam,istediğim yere girip çıksam,bi dinlesem ne konuşuluyo,bi baksam neler yapılıyo..olmas mı 29 Ocak 2008 0038 tiribilans Kapalı deneme yanılma makinası!insanları o makinanın içerisine koyup idolleri ile halihazırdakileri karşılaştırmalarını sağlardım. ama işte o zaman da bu dünyanın kıymeti kalmazdı!! 31 Ocak 2008 0902 hicran-ı aşk Daire Başkanı ... 31 Ocak 2008 0912 AnKaRa CaDıSı Şube Müdürü aldatmayan,unutmayan,bırakıp gitmeyen sadık erkek.... 31 Ocak 2008 0923 Öz&GÜN Aday Memur Ankara Cadısına; -Senin bu dediğini icat etse etse, ancak bir kadın bilim adamı icat ederdi heralde! 31 Ocak 2008 0937 AnKaRa CaDıSı Şube Müdürü e bende kadın bilim adamı olcaktım saten .... ne dediğini pek anlamadım ama sen anladıysan biras daha detay yaz şimdi çıkıyorum okurum ama sora.. 31 Ocak 2008 0943 dmns Şef merhametli erkek 31 Ocak 2008 0957 hulyaeyup Aday Memur zaman makinası bide bir yerden bir yere ışınlanarak hemen gidebilmeyi 31 Ocak 2008 0958 Öz&GÜN Aday Memur Eğer kadınlar olmasaydı, hiç bir erkeğin aklına "dudak ruju" icat etmek gelmezdi...Şimdi daha önce yazdıklarımla, bu küçük örneğimi eşleştirirseniz anlayacağınızı umarım.. Yine bişi anlamadım diyorsanız ne diyeyim "Bırakın dağınık kalsın!".. Boşver..Ayrıca o kıymetli zamanınızı "aldatmayan,unutmayan,bırakıp gitmeyen sadık erkek..." icat etmek için harcamayın.. Çünkü ondan zaten var! Saygılar.. 31 Ocak 2008 1317 hicran-ı aşk Daire Başkanı 31 Ocak 2008 1320 AnKaRa CaDıSı Şube Müdürü ÖZ&GÜN bana nie denk gelmiyoo onlardan varsa?? 31 Ocak 2008 1340 pencs Kapalı ışınlanmayı icat ederdim... zaman kaybı olmadan sevdiklerimi ve merak ettiğim yerleri görüp gelmek isterdim... 03 Şubat 2008 1116 hicran-ı aşk Daire Başkanı gncel Toplam 40 mesaj Haberler > Evli İnsanların Bir Dokun Bin Ah İşit Sorunlarını Duyunca İmzayı Basmadan Önce İki Kere Düşüneceksiniz - 1254 Evlenmek dışardan göründüğü gibi değilmiş anlaşılan. Bekar kalmaya devam 👍 Evlilik kararı almak kimisi için zor, kimisi içinse sıradan. Gidiş yolu ne olursa olsun herkesin ortak beklentisi elbette mutlu olmak. Peki gerçekten öyle mi oluyor? Sonsuz saadet var mı? Twitter'daki Tanrı Şiva isimli kullanıcı geçtiğimiz gün şöyle bir soru sordu. 1. Gelen cevapların hepsi dikkate değer. Anlaşılan o ki herkesin bir derdi var, durur içerisinde... 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10. 11. 12. 13. 14. 15. 16. 17. 18. 19. Saatin İcadından Önce İnsanlar Zamanı Nasıl Ölçüyordu? Hayatımızın büyük bir döneminde içine doğduğumuz çağın nimetlerini göz ardı eder, onları bize bahşedilmiş gibi görürüz. Bunun olması oldukça normaldir çünkü içinde bulunduğumuz zaman bazı şeylerin eksikliğini hissetmeyiz. Şu an arkanıza yaslanın ve bir anlığına düşünün, örneğin telefonunuz olmasaydı ne yapardınız? Televizyon ya da bilgisayarınız olmasa nasıl hissederdiniz? Peki saat icat edilmemiş olsaydı ve zamanı ölçmek için elinizde herhangi bir alet olmasaydı? İşte pek çok kişinin aklına gelmeyen ancak aslında bize saatin tarihini anlattıracak olan o soruya gelmiş bulunuyoruz saatin icadından önce insanlar zamanı nasıl ölçüyordu? Bu soruyu yanıtlamak oldukça uzun bir yazının konusu. Bu nedenle kahvelerinizi hazırlayın, arkanıza yaslanın ve bizimle birlikte saatin tarihinin yolcuğuna çıkın. Zamanı ölçmek ilk insandan bu yana çok önemli bir uğraş. Çünkü zaman size ne zaman yemek yemeniz gerektiğini, ne zaman avlanmanız, ne zaman yağmur yağacağını ya da ne zaman kar yağacağını anlatan kavram. Bunlar ilk başta birbirinden bağımsız gelebilir fakat zamanı ölçmek için öncelikle zaman kavramına yaklaşmamız gerekiyor. Zaman kavramını eski insanlar için değerlendirdiğinizse ise daha çok mevsimsel ve dönemsel bir yapısı olduğunu görüyoruz. Milattan önce yıllarında gök cisimlerinin geçiş zamanları bir zaman belirtisi olarak algılanabiliyordu. Bu da belki de bir zaman biriminin insanın bilgisi dahilinde ne kadar çok değişiklik gösterebileceğinin en temel örneklerinden bir tanesi oluyor. Gök cisimlerinden zamanla en bağlı olanı tabii ki insanlık tarihinde her zaman için Ay ve Güneş olmuş ve günün geçişini onlara anlatmış. İngiltere’nin sembollerinden birisi olan Stonehenge’in de bir saat olduğunu söylesek ne düşünürdünüz? Işığın düşüş açısına göre saati anlayabilmek için insanlar taş çemberler, farklı geometrik şekiller ve çok daha fazlasını denemişler. Antik Mısır Zamanı Nasıl Ölçüyordu? Günün 12’ye bölündüğü bir yapısı olan ve daha çok geometrik bir deseni hatırlatan Güneş saatleri milattan önce yılına dayanıyor. Ancak Antik Mısır’da biraz daha geriye gittiğinizde gölge saatlerinden faydalanarak milattan önce yıllarında saati öğrendiklerini görüyoruz. Ancak Antik Mısır’da zaman kutsal olarak gördükleri Güneş ile sınırlı kalmak durumundaydı. Çünkü gölge saatleri de Güneş saatleri en temelde Güneş’i odak alarak çalışıyordu. Bu da gece saatleri ölçmenin zorluğunu ortaya çıkarıyordu. Antik Yunan ve Roma Zamanı Nasıl Ölçüyordu? Her uygarlığın kendi imkanları ile icatta bulunmalarının farklı hissini bu yazıda mutlaka yaşayacaksınız. Çünkü Mısır’ın Güneş ile olan bağı ve coğrafi konumu onu Güneş saatlerine yönlendirirken Antik Yunan ve Roma’nın denizle olan bağından dolayı bunun su saatlerine döndüğünü görüyoruz. Antik Yunan’da kullanılan ve Plato tarafından icat edilen su saati aslında kum saati mantığında çalışan bir icattı. Ancak tabii ki farklı bir yapısı vardır. Bununla yetinmeyen Antik Yunanlılar aynı zamanda su saati kuleleri gibi farklı yöntemlere zamana hakim olmaya çalıştılar. Antik Yunan’dan sonra aynı teknik bu kez de Antik Roma tarafından kullanılmaya başlandı. Antik Mısır’ın Güneş saatine karşılık su saatleri evin içinde kullanılabilen, gece de çalışan saatler olmasına rağmen doğruluğu konusunda çok büyük şüpheler mevcuttu. 270 ile 500 yılları arasında Helenistik dönemde zamanı daha doğru gösteren su saatleri üretilmeye başlandı. Aynı zamanda bu saatlerin bir guguklu saat gibi zil çaldığını da söylememiz gerekiyor. Yani bu sırada ilk alarmlı saatin de Antik Yunan’dan çıktığını söyleyebiliriz. Antik Persler Zamanı Nasıl Ölçüyordu? Yapılan araştırmalara göre Perslilerin milattan önce 328 yılında su saati kullanıldığı görülüyor. Ancak burada yine saat bazlı bir ölçümden bahsetmiyoruz. Daha çok Nevruz gibi özel günlerin ölçülmesinde kullanılan geniş zamanlı bir aletten bahsedebiliriz. Su saatine verdikleri Fincan isimli bu aletler zamanla gelişerek günümüzdeki saat tutma algısını da geliştirmiş ve yaklaşmıştır. Antik Çin Zamanı Nasıl Ölçüyordu? Çin’in tıpkı diğer uygarlıklarda olduğu gibi köklü bir geçmişi olduğunu biliyoruz. Ancak burada da dikkat çeken bir detay mevcut. Çin de antik dönemde zamanı su saati ile ölçüyordu. Han Hanedanı dönemi Çin’de yaşamış astronom, matematikçi, coğrafyacı ve mucit Zhang Heng’in yaptığı geliştirmelerle birlikte su saati daha kararlı bir hale gelmiş, zamanı daha doğru göstermeye başlamıştır. Orta ve Pre-Modern Çağda Zaman Nasıl Ölçülüyordu? Artık uygarlıklardan ziyade bu kez saat olarak hazırlanmış aletleri anlatalım sizlere. İngilizce “clock” kelimesinin Eski İngilizce’de “clokke”, Eski Güney Fransızcası’nda “cloque”, Orta Dönem Hollandası’nda “clocke” Orta Dönem Latincesinde “clocca” kelimesinden türetildiği ve aslında hepsinin temelde anlamının zil olduğunu biliyoruz. Yani aslında saat bizim için bir tür zil, zamanı söyleyen ve bizi uyaran bir alarm gibi. Mum Saatler En eski mum saat söylemi 520 yılında bir Çin şiirinde geçiyor. Gece saati ölçmek için kullanılan bu yöntemde farklı teknikler kullanılmış. Birden fazla mumun olduğu versiyonları olduğu gibi tek mumun tüm gece yandığı ve arkasındaki plaka sayesinde geçen sürenin bulunabildiği versiyonları da mevcutmuş. Kum Saati Bildiğimiz ve günümüze kadar varlığını sürdürmüş olan kum saatleri en temel zaman ölçme aletlerinden biri. Ancak zamanı ölçme konusunda da en az güvenilir yöntemlerden biri olarak görünmekte. Gemilerde, kiliselerde, endüstride ve pişirmede kullanılan bu saatler farklı anlamlar da içeriyordu. Çin’den çıkmış olduğu tahmin edilen kum saati ardından tüm dünyaya yayılmış ve kullanılmıştır. Astronomik Saat Dünyanın farklı yerlerinde, farklı uygarlıklar ve ülkeler tarafından kullanılmış ve her zaman büyük bir ilham olan astronomik saatler mevcut. Bunlardan ilki Song Dinasti zamanında Çinli astronom Su Song tarafından hazırlanan su bazlı astronomik saattir. Ancak astronomik saat denildiğinde akla ilk gelen saatlerden bir tanesi tabii ki Prag’ın meydanında yer alan Prag Astronomik Saati’dir. Çünkü bu saat günün 24 saatini göstermekle kalmaz aynı zamanda burçları ve gezegenleri de içinde bulundurur. Yine bu saatin üst bölümünde yer alan ve saat başı açılıp kapanan alanda 7 ölümcül günaha gönderme yapacak şekilde gravürler ve kuklalar vardır. Eğer Prag’a yolunuz düşerse mükemmel bir mizansen ile karşılacağınız kesindir. Dişli ve Eşapmanlı Saat Artık günümüze doğru yaklaşmış bulunuyoruz. Daha doğrusu içinde dişli bulunan ve eşapmanı olan saatlerden bahsediyoruz. Likit bazlı eşapman ilk kez Bizans döneminde ortaya çıkmış. Yine aynı şekilde eşapman kullanımı 7. yüzyılda Çin’de de görünüyor. Orta çağda Avrupa’da saat yapanların genellikle Katolik rahipler olduğunu görüyoruz. Bunun sebebi ise günlük dualarını yapabilmeleri için bir araca ihtiyaç olmasıydı. Mekanik saatler üretilmeye başlandığında günde mutlaka iki kez kontrol edilir ve saatin doğru olup olmadığına bakılırdı. Kol Saati Artık kol saatine gelebiliriz çünkü çok uzun bir zaman boyunca insanların saati ve zamanı öğrenme çabalarında cep saatinden de sonra en verimli ve en doğru zaman gösteren araç olarak kol saati yer alıyor hayatımızda. Yapıldığı ilk dönemlerde kadınlar tarafından kullanılan kol saatleri zamanla savaşlarla birlikte yerini erkeklere bırakıyor. Köstekli cep saatleri ve kol saatleri daha çok erkeklerin cephede kullandıkları parçalar olması ile birlikte erkek modasının da içine girmiş oluyor. Alman Donanması’nda yer alan bir askerin bombalamaların zamanlamasını ayarlamaya çalışırken cebinden bir saat çıkarmanın zorluğunu anlatması ve kola takılan bir saat önermesi ile birlikte günümüzdeki pratik kol saatleri de doğuyor. İsviçreli bir saat ustası olan Girar-Perregaux 1880 yılında günümüzde bildiğimiz hali ile ilk erkek kol saatini yapıyor. Bu kadar uzun bir anlatımdan sonra yüzyıllar boyunca zorlu süreçlerden geçmiş ve bugüne gelmiş bir saat hediye etmenizin vakti geldi. üzerinden beğendiğiniz saati alıp insanlığın her alanda geldiği noktaya bir kez daha hayran kalabilirsiniz. Ve belki de sizin kolunuzdaki saat de geleceğe bırakılacak bir emare olur. Zaman sizden yana olsun.

insanlar parayı icat etmeden önce bu yöntemle alışveriş yapardı